ANNE in Turkish translation

[æn]
[æn]
anne
mom
mother
mama
mum
mommy
mummy
momma
mamma
mam
annei
anne
ann
anne
annenin
mom
mother
mama
mum
mommy
mummy
momma
mamma
mam
anneyi
mom
mother
mama
mum
mommy
mummy
momma
mamma
mam
anneye
mom
mother
mama
mum
mommy
mummy
momma
mamma
mam

Examples of using Anne in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I must go and tell anne.
Anneye bunu anlatmam gerek.
The one who said she saw Queen Anne lay with her own brother George.
Kraliçe Anneyi kendi öz kardeşi Georgela yattığını gördüğünü söyleyen şahıs.
I guess it's about sue Anne being' grown up and all.
Sanırım Sue Annenin büyümüş olması ve.
I'm aware of the policy regarding skeptics, Anne. The punishment is expulsion.
Cezası kovulmaktır.- Kuralların… ben de farkındayım, Ann.
Not having you, I might try Anne if she wants.
Sen yoksan, Anneyi deneyebilirim, tabii oda isterse.
Anne needed a plumber.
Anneye tesisatçı lazımdı.
I want you to take Anne so she can meet some civilized children her own age.
Anneyi de getirmeni istiyorum, böylece birkaç medeni çocukla tanışabilir.
She went to accompany Anne, at Albert Frazer's house.
Anneye eşlik etmeye gitti, Albert Frazerın evinde.
They stop abruptly when Anne is almost 13,
Annenin neredeyse 13üne girmesi ve Frank ailesinin yer
Don't tell Anne I'm here. Clive.
Clive. Anneye burada olduğumu söyleme.
Will be her last. Anne does not know it, but the summer of 1944.
Annenin haberi yoktu ama 1944 yazı onun son yazı olacaktı.
I know you don't want Kelly Anne here.
Kelly Anneyi burada istemediğini biliyorum.
Don't tell Anne I'm here. Clive.
Anneye burada olduğumu söyleme. Clive.
I spared Anne.
Ben Anneyi kurtarmıştım.
Anne has something to say to you. Good morning Rachel.
Günaydın, Rachel. Annenin sana diyecekleri var.
Clive. Don't tell Anne I'm here.
Clive. Anneye burada olduğumu söyleme.
I will denounce Anne, do you hear me!
Anneyi ihbar edeceğim, duydun mu beni!
Good morning Rachel. Anne has something to say to you.
Günaydın, Rachel. Annenin sana diyecekleri var.
Eight, if you count Julie and Anne.
Sekiz, tabii Julie ve Anneyi sayarsak.
I would like to thank my adopted parents, John and Anne.
Üvey anne ve babam John and Anneye teşekkür etmek istiyorum.
Results: 5370, Time: 0.0444

Top dictionary queries

English - Turkish