ANNUITY in Turkish translation

[ə'njuːiti]
[ə'njuːiti]
maaş
salary
pay
wage
payroll
paycheck
pension
annuity
payday
stipend
yıllık
annual
year
yearbook
yearly
old
elbette
of course
sure
certainly
surely
indeed
obviously
yes
verily
maaşı
salary
pay
wage
payroll
paycheck
pension
annuity
payday
stipend

Examples of using Annuity in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I didn't stop you from getting that investment linked annuity, did I?
Yatırım amaçlı yıllık ödenek almana karışmadım, değil mi?
To complete his recovery. He took the annuity and returned to Ireland with his mother.
Iyileşmeyi bekledi. Maaşı kabul etti ve annesiyle birlikte İrlandaya dönerek.
Is still recording annuity checks In fact, the Delaware State Gaming Commission
Aslında, Delaware Eyalet Oyun Komisyonu hala Wilmington yıllık ödeme çeklerini kaydediyor.
Is still recording annuity checks In fact, the Delaware State Gaming Commission sent to an address near Wilmington.
Delaware Kumar Komisyonu, Wilmington yakınlarındaki bir adrese… hâlâ rant çekleri gönderiyor.
And to my dear sister, Emily Scudamore… I bequeath an annuity of £1,000 for the duration of her lifetime.
Ömür boyu yıllık 1000 sterin emekli maaşını miras bırakıyorum. Ve sevgili kız kardeşim Emily Scudamore için.
Where would we deposit said annuity? being prospectors and such, Well, Sheriff, if we was to hit the mother lode?
Peki Şerif, ana damara ulaştık diyelim… maden ve benzeri şeyleri arayan kişiler olarak… yıllık taksiti nereye yatırmamız gerekiyor acaba?
being prospectors and such, where would we deposit said annuity?
benzeri şeyleri arayan kişiler olarak yıllık taksiti nereye yatırmamız gerekiyor acaba?
Lord Bullingdon has instructed me specifically on the condition of your… of 500 guineas a year for life… Well… to offer you an annuity Mr. Lyndon.
Bay Lyndon… Lord Bullingdonın talimatıyla… yılda 500 gine maaş önereceğim. Elbette. size hayatınızın sonuna dek.
My father left me an annuity. Sorry.
Babam bana maaş bıraktı. Üzgünüm.
The same company that handles Mrs. Luthor's annuity.
Bayan Luthorın yıllık maaşini ödeyenle aynı firma.
Sorry. No, my father left me an annuity.
Babam bana maaş bıraktı. Üzgünüm.
Then she ought to buy an annuity.
Daha sonra bir maaş alması gerekir.
He promised her an annuity of $60,000 for life.
Ona hayatı boyunca yıllık 60.
He took the annuity and returned to Ireland with his mother to complete his recovery.
Maaşı kabul etti ve annesiyle birlikte İrlandaya dönerek… iyileşmeyi bekledi.
My father left me an annuity.
Babam bana maaş bıraktı.
Well, I thought he might have left you an annuity.
Şey, belki maaşı sana kalmıştır diye düşündüm.
The Barnery annuity is a privilege.
Barnery yıllık gelirimiz var.
You sell someone an annuity, And they dig deep.
Birisine yıllık maaş satacaksınız, ve çok eşeleyecekler.
Like an annuity.
The Delaware Gaming Commission is still recording annuity checks sent.
Delaware Eyalet Oyun Komisyonu hala Wilmington yıllık ödeme çeklerini kaydediyor. yakınlarındaki bir adrese gönderilen.
Results: 82, Time: 0.0411

Top dictionary queries

English - Turkish