ARRHYTHMIA in Turkish translation

aritmi
arrhythmia
ritim bozukluğu
ritm bozukluğu
aritmatik
arrhythmia
aritmisi
arrhythmia
ritim bozukluğuna
aritmiyi
arrhythmia
aritmiye
arrhythmia
ritmi bozukluğu
ritim bozukluğunu

Examples of using Arrhythmia in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The right ventricle's causing the arrhythmia.
Aritmiye sağ ventriküler sebep oluyor.
No arrhythmia, so Ritalin isn't the big problem.
Aritmisi yok. Yani, ritalin büyük bir sorun teşkil etmiyor.
It could cause arrhythmia and fainting.
Ritim bozukluğuna ve bayılmaya sebep olur.
Do an e. P. Study. Find the arrhythmia.
Elektrofizyolojik çalışma yap ve aritmiyi bul.
Treadmill. Or the arrhythmia is hiding.
Veya ritim bozukluğu gizleniyor.- Koşu bandı.
His blood pressure's supported by intravenous medications and he's having arrhythmia.
Kan basıncı damar içi ilaçlarla sağlanıyor ve aritmi geçiriyor.
Pull back. He can't tolerate any cardiac arrhythmia.
Kalbi aritmiye dayanamaz. Geri çek. -Normale döner.
Ms. Stiles, your daughter has suffered a heart arrhythmia.
Kızınızda kalp aritmisi var Bayan Stiles.
Heart arrhythmia. Yeah.
Kalp ritmi bozukluğu.- Evet.
And arrhythmia.
Ve aritmiyi.
If he hadn't, you would be suffering arrhythmia by now.
Eğer yapmasaydı, şimdiye kadar ritim bozukluğuna maruz kalırdın.
Or the arrhythmia is hiding.
Veya ritim bozukluğu gizleniyor.
I think I would know if I had a heart arrhythmia, Dawn.
Ben olsaydı ben bilirdim Bir kalp aritmi, Dawn.
Yeah. Heart arrhythmia.
Kalp ritmi bozukluğu.- Evet.
Ventricular arrhythmia in an Asian man, classic EKG findings?
Asyalı bir erkekte ventrikül aritmisi. Klasik ekokardiyogram bulguları?
And the blindness and neuropathy and arrhythmia and anything else we did.
Ve körlüğe ve nöropatiye ve aritmiye ve de yaptığımız diğer her şeye.
And smoke inhalation already explains the arrhythmia.
Ve duman soluması zaten aritmiyi açıklıyor.
Victims who were so convinced that they were cursed That they suffered Catastrophic catecholamine-induced arrhythmia.
Kurbanlar lanetlendiklerine öyle inanmışlar ki vücutlarındaki katekolaminler uyarılıp ritim bozukluğuna sebep olmuş.
I mean, he may just have a faulty heart, or an arrhythmia.
Yani belki de çocuğun kalbinde bir problem vardır ya da ritim bozukluğu.
There is an arrhythmia when I press down on the tumor.
Tümöre bastığım zaman aritmi oluşuyor.
Results: 161, Time: 0.0862

Top dictionary queries

English - Turkish