ASPHALT in Turkish translation

['æsfælt]
['æsfælt]
asfalt
asphalt
pavement
blacktop
paved
tarmac
macadam
asfalta
asphalt
pavement
blacktop
paved
tarmac
macadam
asfaltı
asphalt
pavement
blacktop
paved
tarmac
macadam
asfalttan
asphalt
pavement
blacktop
paved
tarmac
macadam
asphalt

Examples of using Asphalt in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
It will break all the asphalt before it passes.
Bu işi yaparken tüm asfaltı kıracak.
Oh, could you make sure not to scrape my asphalt.
Oh, asfaltımı kazımadığınızdan emin olun.
Kiss my asphalt.
Asfaltımı öp sen benim.
The New York asphalt is like a boxer's skin after a bout.
New York asfaltları boksörün, maçtan sonraki hali gibidir.
Not caused by being crushed by two million pounds of gravel and asphalt?
Ton çakıl ve asfaltın ezmesi buna sebep olmasın?
With each passing second, reality eclipsed into the asphalt horizon.
Geçen her saniyede, gerçeklik yerini asfaltın ufuk çizgisine bıraktı.
So I says,'Kiss my asphalt.
Sonra dedim ki,'' Asfaltımı öp benim.
But with live ammunition as we could see holes in the walls and asphalt!
Gerçek mermi kullanıyorlardı. Duvarda ve asfaltta delikler açılmıştı!
And with two miles of asphalt ahead of me, it was hard to resist.
Ve önümdeki iki millik( 3,2km) asfaltta, dayanmak zordu.
An asphalt shovel?
Bir asfalt küreği mi?
From the asphalt jungle to the real jungle.
Beton ormanından gerçek ormanlara dönüşecek.
Pavement and asphalt are being replaced.
Kaldırım ve asfaltlar yenileniyor.
Your little red tennies will never leave the asphalt.
Küçük kırmızı ayakkabıların yerden hiç kesilmeyecek.
Your little red tennies will never leave the asphalt.
Olacaksın. Küçük kırmızı ayakkabıların yerden hiç kesilmeyecek.
Inch wood and asphalt.
Cm, ahşap ve beton.
She's a lovely piece of asphalt queen.
O çok hoş bir asfalt kraliçesi.
We need to figure out a way to get both of his legs out of the pocket of asphalt and bring him to the surface.
İki bacağını da asfalt yığınının içinden kurtararak onu yüzeye çıkartmanın bir yolunu bulmamız lazım.
In addition to licensed songs, Asphalt 8 also features original music composed by Vincent Labelle.
Lisanslı şarkıları ek olarak, Asphalt 8: Airborneda özgün müzik Vincent Labelle tarafından bestelenmiş bulunmaktadır.
We're sitting on asphalt that was delivered by trucks that I owned… Out of a city yard that I controlled.
Üstünde olduğumuz bu asfalt, benim sahip olduğum kamyonlarla döküldü, benim kontrol ettiğim şehir arazisinin dışından.
Paving materials include asphalt, concrete, stones such as flagstone,
Asfalt beton malzemeleri arasında asfalt; beton, kaldırım taşı,
Results: 188, Time: 0.0654

Top dictionary queries

English - Turkish