AUCTIONS in Turkish translation

['ɔːkʃnz]
['ɔːkʃnz]
müzayedeleri
auction
açık artırmalarda
açık arttırmalar
mezat
auction
ihaleleri
tender
bid
contract
auction
the bidding
procurement
müzayede
auction
müzayedeler
auction
açık artırmaları
açık arttırmaları

Examples of using Auctions in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I have participated in some of their New York auctions, yeah.
New Yorkdaki bazı açık artırmalarına katılıyorum, evet.
Auctions are cash only, hotshot.
Açık arttırmada sadece nakit geçiyor, çok bilmiş.
Look, I got information on the slave auctions, didn't I?
Bak, köle müzayedeleriyle ilgili bilgi edindim, değil mi?
Cockroach said these auctions are really fancy.
Hamamböceği, bu müzayedelerin gerçekten merak işi olduğunu söyledi.
The guy at the storage space said those auctions go up to 500 bucks.
Kiralık depodaki adam, o açık arttırmaların 500 dolara kadar çıkabileceğini söyledi.
McGee has me babysitting his auctions.
McGee açık artırmalarına bakıcılık yaptırıyor da.
Markets, fairs, auctions, circuses, plays, exhibitions.
Pazarlar, panayırlar, mezatlar, sirkler, oyunlar, sergiler.
Leslie was winning these cookie jar auctions by milliseconds.
Leslie, kurabiye kavanozu açık artırmalarını milisaniye farkıyla kazanıyormuş.
To auctions every other night. I just mean you don't have a husband who drags you.
Seni her gece müzayedelere sürükleyen bir kocan yok demek istedim.
King family auctions are about providing criminals with items of value.
King ailesinin müzayedelerinin amacı suçlulara değer olan şeyler sağlamak.
The king family auctions are all about providing criminals.
King ailesinin müzayedelerinin amacı suçlulara değer olan şeyler sağlamak.
I like buying cars from police auctions.
O mezatlardan araba almayı severim.
Auctions, stamps, jewelry shows,
Açık artırmalar, pullar, mücevher sergileri,
Are you sure you didn't go to any auctions?
Hiç mezada gitmediğinden emin misin?
Those auctions do not have such an hour.
O ihalelerin öyle bir saati falan yok yani.
I think they went to one of those silent auctions.
Şu sessiz müzayedelerden birinde satıldı galiba.
Jack Sheridan, from Sheridan Internet Auctions.
Jack Sheridan, Sheridan Internet Açık Artırma.
I don't mean outdoors. I mean in some exhibitions or auctions.
Ben, sergi ya da açık artırmayı kastetmiştim.
Chandu this is your ticket to Calcutta, your auctions begins in four days.
Chandu bu Calcuttaya biletin, senin ihalen dört gün içinde başlayacak.
But get this-- she bought old boy at one of those bachelor auctions.
Ama bizim ihtiyarı, şu bekar müzayedelerinin birinden almış.
Results: 110, Time: 0.0571

Top dictionary queries

English - Turkish