BADGES in Turkish translation

['bædʒiz]
['bædʒiz]
rozetleri
badge
pin
shield
kartları
card
postcard
pass
kimlikleri
identity
identification
identify
badge
ID
I.D.
I. d
credentials
rozet
badge
pin
shield
rozetler
badge
pin
shield
rozeti
badge
pin
shield
kartı
card
postcard
pass
kimlik
identity
identification
identify
badge
ID
I.D.
I. d
credentials
kartlarını
card
postcard
pass

Examples of using Badges in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
It would look pretty bad if I was the only one who didn't have any badges.
Rozet alamayan bir tek ben olsam kötü görünürdü.
He doesn't trust people who carry badges.
Rozeti oIan insanIara pek güvenmez.
They wore these orange badges. When we were locked up, the ones in charge.
Turuncu rozetler olduğunu görmüştüm. sorumlu kişilerin üstünde Tutsak olduğumuzda.
I give you badges!
Al sana kimlik!
And while you're in the building, wear those badges.
Binada olduğunuz sürece bu rozetleri takın.
This is because she forgot the feckin' badges.
Sıçtığımın kartlarını unuttu diye şu olanlara bak.
I couldn't bring myself to tell her that I'm not getting any badges.
Senin yüzünden hiç rozet kazanamadığımı ona söyleyemedim.
There's only two people missing cap badges and one of them's Sam Thursday.
Bere rozeti kayıp sadece iki kişi vardı ve onlardan biri de Sam Thursday.
You got 8 badges.
Al sana 8 kimlik.
Had one of these purple VIP badges.
Mor VIP kartı vardı.
Yeah, we're not here for the Trek. Badges.
Ee, Uzay Yolu için burada değiliz. Rozetler.
We spot any more creatures like that and we will earn our exobiology badges.
Bunun gibi başka yaratıkları tespit edip fazladan exobiology rozetleri kazanabilirsin.
Collect enough aqua badges, and we will welcome you to the H-2-flow Platinum Club.
Yeterince aqua rozet toplarsanız, sizi H-2-akım Platinyum Kulübüne bekliyoruz.
He's making counterfeit badges for Strode Pharmaceuticals.
Strode Eczacılık diye bir yere girmek için sahte kimlik yapmış.
No, exc… I will have you both know that I earned multiple merit badges at Camp Nageela.
Nageela Kampında birden fazla meziyet rozeti kazandığımı söylemek isterim.
And all crewmen will wear security badges.
Tüm ekip elemanları güvenlik kartı takacak.
Demonstrators wore badges showing Seselj's face and the word"winner.
Göstericiler Seseljin yüzü ve'' galip'' sözcüğünün yazılı olduğu rozetler taktılar.
So that's why you ran when we showed you our badges, huh?
Eğer koştu Böylece neden olduğunda biz bizim rozetleri gösterdi, ha?
Ushers will wear these badges.
Teşrifatçılar bu rozeti takacak.
And all crewmen will wear security badges.
Ve ekip elemanlarında güvenlik için kimlik olacak.
Results: 495, Time: 0.0638

Top dictionary queries

English - Turkish