BARRACKS in Turkish translation

['bærəks]
['bærəks]
kışlayı
the barracks
winter
barakaları
shack
hut
shed
barrack
shanty
subsidence
toward the barracks
bunkhouse
koğuştan
ward
barracks
cell
dormitory
the wing
kışlası
the barracks
winter
kışlalar
the barracks
winter
kışlasına
the barracks
winter
barakalara
shack
hut
shed
barrack
shanty
subsidence
toward the barracks
bunkhouse
barakalar
shack
hut
shed
barrack
shanty
subsidence
toward the barracks
bunkhouse
koğuşlara
ward
barracks
cell
dormitory
the wing
barakaların
shack
hut
shed
barrack
shanty
subsidence
toward the barracks
bunkhouse
koğuş
ward
barracks
cell
dormitory
the wing
koğuşların
ward
barracks
cell
dormitory
the wing

Examples of using Barracks in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Welcome to Belle Reve, special security barracks.
Özel güvenlik kışlası Belle Revee hoş geldiniz.
Welcome to Belle Reve, special security barracks.
Özel güvenlikli Belle Reve Kışlasına hoş geldiniz.
The workers have occupied the factories and barracks.
İşçiler fabrikaları ve barakaları işgal ediyor.
I would have done only he left the barracks before I had a chance.
Ama söyleme şansım olmadan kışlayı terketti. Yapardım.
The barracks at the base have been cleared out of all personnel.
Üssün içindeki bütün barakalar personel tarafından boşaltıldı.
We checked the barracks, sir.
Koğuşlara baktık, efendim.
I'm going to the barracks.
Ben barakalara gidiyorum.
Guantanamo Bay, Cuba. Corporal Jeffrey Owen Barnes, Marine Barracks Windward.
Onbaşı Barnes, Rüzgar Kanadı Kışlası, Guantanamo Körfezi, Küba.
The barracks are in pretty regular use.
Kışlalar düzenli kullanılıyor.
I gotta get back to bozo barracks for my self-realization class.
Geri dönmeliyim. Kendi sınıfımın bozo kışlasına.
Must have phoned the barracks. How did he know?
Nereden biliyordu? Barakaları aradı demek?
Only he left the barracks before I had a chance. I would have done.
Söylerdim ama buna fırsat bulamadan kışlayı terk etti.
Barracks are about 10-man deals.
Barakalar yaklaşık 10 kişilik.
I checked the barracks again and all the classrooms.
Sınıflara ve koğuşlara tekrar baktım.
Let's go. I'm taking him back to the barracks.
Onu barakalara götüreceğiz. Pekâlâ, gidelim.
The barracks lights must be on day and night.
Barakaların ışıkları gece gündüz açık olmalı.
Stay down. There are old barracks out here.
Burada eski kışlalar var. Yerden kalkmayın.
The progenitor of Şemsipaşa Primary School was the Humbaracı Barracks, opened in 1731.
Şemsipaşa İlköğretim Okulunun temelinde 1731 yılında açılan Humbaracı Kışlası yatar.
We followed the trail of some guns that were used to attack a navy barracks in Sonora.
Yapılan saldırıda kullanılan silahların izini sürdük. Sonoradaki donanma kışlasına.
Which barracks?- No, he broke out of the hospital?
Hayır, hastaneden kaçmış.- Hangi koğuştan?
Results: 487, Time: 0.0551

Top dictionary queries

English - Turkish