BARRACUDA in Turkish translation

[ˌbærə'kuːdə]
[ˌbærə'kuːdə]
barracuda
barakuda
barracuda
baraküda
barracuda
bir barakudanın
barracuda
ıskarmozların
yırtıcı balık barakuda
bir barakuda
bir barracuda

Examples of using Barracuda in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Now I know why they call her Sarah Barracuda.
Şimdi ona neden Sarah Barracuda'' dediklerini anladım.
Cool nickname. They call me"the barracuda.
Güzel lakap. Bana'' Barakuda'' diyorlar.
And everybody says,"What? You yell,"Barracuda!
Diye bağırırsan, herkes'' Ne! Barracuda!
The Barracuda. Wants to talk to me about something that happened.
Yıl önce olan bir olay hakkında benimle konuşmak istiyor.- Barakuda.
And devoisier- a 1970 Plymouth barracuda convertible.
Devoisier da 70 model üstü açık Plymouth Barracuda.
That Barracuda he jacked on the Utah state line?
Utah eyalet sınırında çaldığı şu Barracuda.
Or maybe a Barracuda.
Veya belki Barracuda.
Wants to talk to me about something that happened- The Barracuda.
Iskarmoz. benimle 20 yıl önce olan bir olayı… konuşmak istiyor.
You think you're a great big barracuda, don't you?
Kendini büyük bir köpekbalığı zannediyorsun değil mi?
It's the barracuda, right?
Bu bir ıskarmoz, değil mi?
This is the barracuda.
İşte ıskarmoz balığı.
He's the savage who stole The Barracuda from us five years ago.
Beş yıl önce Barakudayı bizden çalan Vahşi.
The big mistake you made was crossing the Barracuda.
Barakudayı aldatmakla büyük bir hata ettin.
Nothin'! Ms. Barracuda, we have been everywhere looking for you.
Hiçbir şey! Bayan İskarmoz, biz de sizi her yerde arıyorduk.
Barracuda, Hammerhead, Stingray,
Baraküdalar, Çekiç Başlılar,
Teams Sea Lion and Barracuda aren't giving up.-Jeffy.-Hi!
Deniz Aslanları ve Baraküdalar vazgeçmiyor. Jeffy. Selam!
Hi!- Jeffy. Teams Sea Lion and Barracuda aren't giving up!
Deniz Aslanları ve Baraküdalar vazgeçmiyor. Jeffy. Selam!
That's a barracuda looking for an octopus for lunch.
Bu, öğle yemeği için bir ahtapot arayan bir ıskarmoz.
The Plymouth Barracuda is a two-door automobile manufactured by Plymouth from 1964 to 1974.
Plymouth Barracuda, 1964-1974 yılları arasında Plymouth tarafından üretilen iki kapılı muscle car otomobil modelidir.
Shark, Barracuda the fisherman who doesn't care what he catches,
Köpekbalığı, barakuda, ne yakaladığını umursamayan balıkçılar…
Results: 77, Time: 0.0533

Top dictionary queries

English - Turkish