BLOCKER in Turkish translation

engelleyici
blocker
inhibitor
obstructionist
obstructive
preventative
to block it
blocker
bloker
blocker
blokörü
blocker
bloklayıcı
blocking

Examples of using Blocker in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Just make sure you get Danny some calcium channel blocker to prevent post-op vasospasm.
Ani bir vasospazmın oluşmasını önlemek için Dannye kalsiyum kanal blokörü gittiğinden emin ol.
It's a beta blocker.
Beta blocker.
Dude's got a memory blocker.
Adamda hafıza engelleyici var.
That right, Blocker?
Değil mi Blocker?
The eternal iwap blocker.
Sonsuz iwap engelleyici.
Good-bye, Blocker.
Hoşça kal Blocker.
Jana was careful. She used a blocker.
Jana dikkatliymiş, engelleyici kullanmış.
Colonel.- Corporal. Captain Blocker.
Albayım.- Onbaşı. Yüzbaşı Blocker.
In college, they called me"the blocker.
Üniversitede bana'' engelleyici'' derlerdi.
You're a fine man, Joe Blocker.
Sen iyi bir insansın Joe Blocker.
Yes?- Captain Blocker is here, sir.
Buyurun?- Yüzbaşı Blocker geldi efendim.
It's a broadcast blocker.
Bu bir yayın engelleyici.
Captain Blocker.- Colonel.- Corporal.
Albayım.- Onbaşı. Yüzbaşı Blocker.
Perfect. Ignition blocker.
Mükemmel. Kontak engelleyici.
Captain Blocker.- Corporal.- Colonel.
Albayım.- Onbaşı. Yüzbaşı Blocker.
Ignition blocker. Perfect.
Mükemmel. Kontak engelleyici.
It's an insulin blocker.
İnsülin engelleyici.
It's a sodium channel blocker. And it paralyzes the muscles,
Sodyum kanalını tıkar, kasları felce uğratır
How much you paying that 300-pound blocker?
Kiloluk blokçuya ne kadar veriyorsunuz?
A beta blocker, drugs, something.
Beta blokör, hap falan.
Results: 80, Time: 0.0621

Top dictionary queries

English - Turkish