BLONDE in Turkish translation

[blɒnd]
[blɒnd]
sarışın
blonde
goldilocks
fair-haired
sarı
yellow
blond
golden
sarışını
blonde
goldilocks
fair-haired
sarışının
blonde
goldilocks
fair-haired
sarışınla
blonde
goldilocks
fair-haired
sarıya
yellow
blond
golden
sarısı
yellow
blond
golden

Examples of using Blonde in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
She had gorgeous blonde hair.
Muhteşem sari saclari vardi.
Give me everything you can on that blonde Bunny Nick's playing around with.
Nickin oynastigi sarisin tavsan hakkinda ne buluyorsan getir.
Oh, yeah. I felt that the blonde in the bed needed reframing.
Yataktaki sarışının yeniden çerçevelenmesi gerektiğini hissettim. Evet.
Golden blonde hair, a little intense.
Altın sarısı saçlar, biraz çarpıcı.
Jones dyed his hair blonde for this role.
Jones bu rolü için saçlarını sarıya boyatmıştır.
Hair color strawberry blonde.
Saç rengi̇ kizil sari.
The blonde came in, paid her money
Sarisin girip parasini ödedi
I felt that the blonde in the bed needed reframing. Oh, yeah.
Yataktaki sarışının yeniden çerçevelenmesi gerektiğini hissettim. Evet.
Golden blonde hair, a little intense.
Altın sarısı saçları var, gergin bir tip.
You even dyed your hair blonde after you found out that's what he likes.
Neden hoşlandığını öğrendikten sonra saçınızı sarıya bile boyatmışsınız.
A competitive swimmer, Jewish, blonde, oddly.
Yüzücü, Yahudi, ve ne garip ki, sarisin.
A little intense. Golden blonde hair.
Altın sarısı saçları var, gergin bir tip.
She's moved away, become a model… and dyed her hair blonde.
Uzağa taşındı, manken oldu saçını sarıya boyattı.
Yeah, two brunettes, one blonde, legs up to their neck.
Tamam, 2 esmer, 1 sarisin, bacaklari cenelerine kadar.
A little intense. Golden blonde hair.
Altın sarısı saçlar, biraz çarpıcı.
A lot of women here die their hair blonde.
Porto Rikoda birçok kadın saçını sarıya boyar.
In Italy, I was the beautiful, blonde American girl.
Italyada ise güzel, sarisin Amerikali kizdim.
Soon, my upper lip will be the same fake blonde as my beautiful best friend.
Yakında üst dudağım, dünya güzeli kankamın sahte sarısı gibi olacak.
A lot of women in Puerto Rico dye their hair blonde, especially in that profession.
Özellikle de o meslekte. Porto Rikoda birçok kadın saçını sarıya boyar.
Blonde went crazy. I said.
Dedim ki… Sarisin cildirdi.
Results: 3486, Time: 0.0422

Top dictionary queries

English - Turkish