CANDLES in Turkish translation

['kændlz]
['kændlz]
mum
candle
wax
candlestick
mumlar mı
kandilleri
candle
lamp
qandil
the light is lit
mumları
candle
wax
candlestick
mumlarla
candle
wax
candlestick
mumların
candle
wax
candlestick

Examples of using Candles in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Do you have any candles?
Hiç mumun var mı?
We need candles.
Muma ihtiyacımız var.
There are candles and mattresses.
Mumlarımız ve minderlerimiz var.
But our candles went out and that's not electric.
Ama bizim mumlarımız da yanmadı, ve elektrik de yoktu.
Candles are dimming out.
Mumun ışığı azalıyor.
This is the area where I make my candles.
Burası mumlarımı yaptığım alan.
Wasting my candles.
Mumlarımı harcıyorsun.
You must ride to church with the Virgin's candles.
Bakirenin mumlarıyla kiliseye gitmelisin.
So no one knows who brought the candles inside, right?
Mumu hiç kimse getirmedi, öyle değil mi?
We ran out of candles two months ago.
Mumlarımız biteli iki ay oldu.
She blew out all eight of her birthday candles.
Doğum günü mumlarının sekizinin tamamını söndürdü.
We don't have 80 candles.
Tane mumumuz yok.
Do you have scented candles or bubble bath?
Kokulu mumun veya banyo köpüğün var mı?
Robert, do you have any more candles?
Başka mumun var mı Robert?
And I was lighing one of those scented candles AND BOOM!
Ve ben şu kokulu mumlardan yakıyordum ve bom!
Jim, I noticed you checking out Jan's candles.
Jim, Janin mumlarıyla yakından ilgilendiğini farkettim.
You know, I lit some aromatherapy candles, put on some Gregorian chants.
Bilirsin, biraz aromaterapi mumlarından, radyoya biraz Gregoryen tezahüratları koyarız.
How am I supposed to find soy candles on such a short notice?
Kısa sürede soya mumunu nasıl bulabilirim?
You will have candles to equal my age… and I must blowthem out.
Yaşım kadar mumunuz varsa hepsine üflemem lazım.
It was like watching two candles melt onto each other.
İki mumun birbiri üzerine erimesini izlemek gibiydi.
Results: 2125, Time: 0.0577

Top dictionary queries

English - Turkish