CAVALRY in Turkish translation

['kævəlri]
['kævəlri]
süvari
cavalry
horseman
trooper
rider
ranger
of dragoons
kavalry
suvari
cav
hussar
suvari
cavalry
atlı birlik
süvariler
cavalry
horseman
trooper
rider
ranger
of dragoons
kavalry
suvari
cav
hussar
süvarileri
cavalry
horseman
trooper
rider
ranger
of dragoons
kavalry
suvari
cav
hussar
süvarilerin
cavalry
horseman
trooper
rider
ranger
of dragoons
kavalry
suvari
cav
hussar

Examples of using Cavalry in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
To all Marc Antony's cavalry, Caesar's left wing and right arm.
Marc Antonynin tüm süvarilerine, Sezarın sol-sağ kanat ordusuna.
Wait for the cavalry.
Süvariyi beklemeliyiz.
You joined the cavalry.
Süvariye katıldın.
Didn't you run into the cavalry?
Süvarilere rastladın mı,?
Hey, the cavalry is here!
Hey, süvarimiz geldi!
Lazenby estimates 30-40 transport ships would be required to carry 1,000 cavalry.
Bugün için bin kadar süvarinin taşınması için 30-40 nakliye gemisinin gerekeceği tahmin edilmektedir.
I don't need the cavalry, not for this prick.
Süvarilere ihtiyacım yok, bu salak için değil.
Stuart retiring in disorder after assault by Michigan Cavalry enemy abandoning guns.
Michigan Süvarisinin saldırdığı Stuart kaçıyor düşman silah bırakıyor.
Take it with the thanks of the U! S! Cavalry to protect your lady!
Amerikan Süvarilerinin teşekkürü olarak, hanımefendiyi korumak üzere alın!
The cavalry has arrived.
Süvarimiz gelmiş.
Dagnine will cut his cavalry into little pieces in these dense forests.
Dagnine onun süvarilerini bu sık ormanda parçalara bölecektir.
They need the cavalry, and the cavalry's not going to come from Mars.
Onların süvariye ihtiyacı var ve o süvariler Marstan gelmeyecek.
His right cavalry wing arrived at the Gothic camp sometime before the left wing arrived.
Sağ kanat süvarisi Got kampına sol kanadından biraz daha önce varmıştı.
Well, actually, he was a violinist attached to 7th Cavalry.
Aslında Yedinci Süvariye bağlı bir kemancıymış.
Couldn't let one of General Hood's Cavalry go without a goodbye.
General Hoodun Süvarisine veda etmeden bırakamazdım.
And our brave cavalry was finally chasing after them.
Cesur süvarilerimiz… peşlerine düştü sonunda.
Don't you know who the United States Cavalry is? Of course, I do,?
Birleşik Devletler süvarilerini tanımıyor musun sen?
You have no heavy cavalry.
Ağır süvarileriniz yok.
Meanwhile, however, Āzārethes redeployed some of his cavalry to his left wing.
Bu arada, Āzārethes süvarilerinin bir kısmını sol kanadına yeniden yerleştirdi.
I don't need the cavalry.
Süvarilere ihtiyacım yok.
Results: 1367, Time: 0.0432

Top dictionary queries

English - Turkish