CAVEMAN in Turkish translation

['keivmæn]
['keivmæn]
caveman
mağara adamını
caveman
mağara adamına
caveman
mağara adam
caveman
mağara adamının
caveman

Examples of using Caveman in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Hey, nobody messes with the Caveman.
Hey. Kimse Mağara Adamına karışmaz.
You can't just defend yourself with your fists like a caveman.
Mağara adamı gibi sadece bileklerinle kendini savunamazsın.
The Caveman always picks two victims, one week apart.
Caveman her zaman bir hafta arayla iki kurban seçer.
Your funeral, caveman!
Sizin cenazeniz olacak mağara adamları!
Hey, caveman… Is everything alright?
Her şey yolunda mı? Hey, Mağara Adam.
Yeah, I… allow Tony and Caveman to play with motors sometimes.
Evet, ben… Bazen Tony ve Mağara Adamının motorlarla oynamasına izin veriyorum.
This isn't the Caveman.
Katil Caveman değil.
I think this is yours. Oh, and, caveman, Yeah.
Sanırım bu sizin. Evet. Ve mağara adamı.
Montague says a killer like the Caveman craves acknowledgement for his crimes.
Montaguenun söylediğine göre Caveman gibi bir katil işlediği cinayetlere ait bilgiler için can atarmış.
I think this is yours. Oh, and, caveman.
Sanırım bu sizin. Ve mağara adamı.
Traits and habits which might give insight into why she was chosen by the Caveman.
Caveman tarafından seçilmesinin arkasındaki özellik ve alışkanlıkları saptamaya çalışıyorum.
We're pretty sure the Caveman didn't kill your loved ones.
Öyle sanıyoruz ki sevdiklerinizi öldüren kişi Caveman değil.
The only issue here is telling Constance, Caveman and Tony about this.
Tek sorun, durumu Constance, Mağara Adamı ve Tonyye anlatmak.
Yeah. When I woke up, Captain Caveman was on.
Evet, çünkü uyandığımda Captain Caveman oynuyordu.
That bus driver's an ass, but he isn't the Caveman.
Otobüs şoförü pisliğin teki ama Caveman o değil.
Caveman down! Caveman up?
Mağara adamı aşağı! Caveman yukarı mı?
Bon voyage, caveman.
İyi yolculuklar, caveman.
That bus driver is an ass, but he isn't the Caveman.
Otobüs şoförü pisliğin teki ama Caveman o değil.
I'm reminded tonight of why it is that the ladies like caveman so much?
Merak ediyorum da kadınlar neden mağara adamlarını bu kadar çok seviyorlar?
They can pull DNA from a caveman tooth.
Mağara adamlarının dişlerinden DNA alıyorlar.
Results: 292, Time: 0.1074

Top dictionary queries

English - Turkish