CHARACTERISTIC in Turkish translation

[ˌkærəktə'ristik]
[ˌkærəktə'ristik]
karakteristik
characteristic
character
özgü
unique
specific
peculiar
native
very
particular
indigenous
characteristic
typical
thing
özelliği
feature
property
trait
quality
attribute
characteristics
spec
karakteri
character
personality
karakteristiği
characteristic
character
karakteristiktir
characteristic
character
özellik
feature
property
trait
quality
attribute
characteristics
spec
karakteristiğin
characteristic
character
özellikleri
feature
property
trait
quality
attribute
characteristics
spec
özelliğin
feature
property
trait
quality
attribute
characteristics
spec

Examples of using Characteristic in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Characteristic of a four-footed animal.
Dört ayaklı bir hayvan özelliği.
Characteristic of the desert areas of northern Algeria.
Kuzey Cezayir çöllerine özgü.
It's really your defining characteristic right now.
Şuan bu tam olarak senin tanımlayıcı özelliğin.
Use that unique characteristic.
Bu eşsiz özelliği kullan.
The adults have the characteristic 3 tails.
Tümörlerin temel 3 özelliği vardır.
Lionel Twain has one interesting physical characteristic.
Lionel Twainin ilginç bir fiziksel özelliği var.
You didn't ask, and I don't consider blindness to be a defining characteristic.
Sormadın, ve ben karakter tanımlamada körlüğü göz önünde bulundurmam.
What physical characteristic would you say is common to all of them?
Hangi fiziksel özelliklerinin ortak olduğunu söylerdin?
Some physical characteristic strikes us.
Bazı fiziksel özellikler dikkatimizi çeker.
What physical… characteristic would you say is common to all of them?
Hangi fiziksel özelliklerinin Ne olmuş? ortak olduğunu söylerdin?
The use of a blockchain removes the characteristic of infinite reproducibility from a digital asset.
Bir blok zinciri kullanımı, dijital bir varlıktan sonsuz yeniden üretilebilirlik özelliğini kaldırır.
It was kinda his defining characteristic.
Bu onun bir bakıma karakterini tanımlıyordu.
It's probably the most advantageous characteristic that Europeans have evolved in the last 30,000 years.
Bu muhtemelen, son 30.000 yılda evrilen Avrupalıların en avantajlı özelliğiydi.
Unfortunately, that has become my most identifiable characteristic.
Ne yazık ki bu benim tanımlanabilir karakterim halini aldı.
He spoke with a softness characteristic of southerners.
Güneylilerin yumuşak karakteriyle konuştu.
That is my one permanent characteristic.
Bu benim kalıcı karakterim.
It was kind of his defining characteristic.
Bu onun bir bakıma karakterini tanımlıyordu.
It's the… it's the distinguishing characteristic of our species.
Bu, ayırt edici özelliğidir… bizim türümüzün.
Of our species. It's the… it's the distinguishing characteristic.
Bu, ayırt edici özelliğidir… bizim türümüzün.
It seems to be a family characteristic.
Ailede olan bir özellik gibi görünüyor.
Results: 279, Time: 0.0728

Top dictionary queries

English - Turkish