CINCINNATI in Turkish translation

[ˌsinsi'næti]

Examples of using Cincinnati in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I'm just stuck in Cincinnati since the funeral.
Cenazeden beri Cincinnatide saplandık kaldık.
The Red Socks have lost… the 1975 World Series to Cincinnati.
Red Socks 1975 dünya serisini… Cincinnatiye karşı kaybetti.
I get mine in Kmart, Cincinnati.
Benim iç çamaşırımı K- Mart, Cincinnatiden almıştım.
I get my shorts in K-Mart, Cincinnati.
Benimkini Cincinnatide… Kmartdan aldım.
We will drive for six more hours, and that should get us to Cincinnati.
Yaklaşık 6 saat gideceğiz ve Cincinnatiye varmış olacağız.
I get mine in Kmart, Cincinnati.
Benimkini Cincinnatide… Kmartdan aldım.
Everybody went to Cincinnati to see a movie.
Herkes film izlemeye Cincinnatiye gitti.
Parkersburg or Cincinnati-- one of them Sodoms of the Ohio River.
Belki Parkersburgda. Ya da Cincinnatide. Ohio Nehri üzerindeki Sodomlardan birinde.
They then moved to Cincinnati.
Ailesi sonradan Cincinnatiye taşındı.
Why not stop in, uh, Toledo or Cincinnati?
Neden Toledo ya da Cincinnatide durmuyoruz mesela?
Baltimore and Cincinnati.
Baltimoreda ve Cincinnatide.
I ain't never been to Cincinnati.
Ben hiçbir zaman Cincinnatide olmadim.
headquarters, Cincinnati.
merkezi Cincinnatide.
Frank Robinson. Baltimore and Cincinnati.
Frank Robinson. Baltimoreda ve Cincinnatide.
What would that be filed next to?"The cockroach that ate Cincinnati"?
Acaba bu Cincinnatiyi yiyen hamamböcekleri dosyasının yanındaki mi?
Open your ears, Cincinnati John Mason.
Kulaklarını aç Cincinnatili John Mason.
You ditched Cleveland to root for Cincinnati!
De Cincinnatiyi tutmak için Clevelandı bıraktın!
Do you know Cincinnati?
Cincinnatiyi bilir misiniz?
You could be a Cincinnati clack on foodstuff.
Sen de Cincinnatili bağımlı bir fahişe olabilirdin.
Your aunt? Cincinnati?
Results: 342, Time: 0.0456

Top dictionary queries

English - Turkish