COLUMNIST in Turkish translation

['kɒləmnist]
['kɒləmnist]
gazeteci
newspaper
paper
gazette
journal
köşe yazarlarından
köşe yazarıyım

Examples of using Columnist in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
That's why she's a gossip columnist.
Onun için dedikodu yazari olmus.
She wants to warn you that I'm a gossip columnist.
Seni, benim bir dedikodu yazarı olduğum konusunda uyarmak istiyor.
Luke, that columnist of yours said the most outrageous things.- Mr. Lewis.
Bu parçada durmayacaksın… Bay Lewis! Luke, yazarın inanılmaz şeyler söyledi.
I am optimistic about the future of Turkish democracy. We should look at the developments within a wider context," Semih Idiz, a prominent Turkish columnist and foreign policy expert said on Wednesday.
Tanınmış bir Türk köşe yazarı ve dış politika uzmanı olan Semih İdiz Çarşamba günü,'' Türk demokrasisinin geleceği konusunda iyimserim.
A columnist for the respected daily Kathimerini and analyst for the local Skai broadcast network,
Saygıdeğer Kathimerini gazetesi köşe yazarı ve Skai yayın ağı analisti Papadimitriuya göre,
And Pulitzer prize winner Edward Mobley… Mr. WaIter Kyne presents the distinguished author, columnist, in his perceptive analysis of the day's news… It's already on the wire.
Değerli yazar, gazeteci ve Pulitzer ödüllü Bay Edward Mobley… günün haberini veciz olarak yorumluyor. Walter Kyne takdim eder.
And Pulitzer prize winner Edward Mobley Mr. WaIter Kyne presents the distinguished author, columnist in his perceptive analysis of the day's news.
Değerli yazar, gazeteci ve Pulitzer ödüllü Bay Edward Mobley… günün haberini veciz olarak yorumluyor.
Daily Milliyet columnist Hasan Cemal said the trial would be a turning point for democracy and the rule of law.
Milliyet gazetesi köşe yazarlarından Hasan Cemal, davanın demokrasi ve hukukun üstünlüğü açısından bir dönüm noktası olacağını ileri sürdü.
The"cultural equivalent of owning half the world's mustard gas factories. Dole: Which columnist John Leo called.
Hardal gazı fabrikalarına sahip olmak gibi. Köşe yazarı John Leonun belirttiği üzere.
Columnist Husnu Mahalli, from the conservative daily Yeni Safak,
Muhafazakar Yeni Şafak gazetesi köşe yazarlarından Hüsnü Mahalli,
Leading columnist Mirka Velinovska pointed to what she calls"media-non-governmental" abuse by forces intent on imposing their political agendas during the elections this past June.
Önde gelen köşe yazarlarından Mirka Velinovska, geçtiğimiz Haziran ayında yapılan seçimlerde, siyasi gündemlerini dayatma niyetinde olan bazı güçlerin, kendi deyimiyle'' medya-sivil toplum'' istismarına işaret ediyor.
editor, columnist and editor-in-chief during his 25-year journalism life.
editörlük, köşe yazarlığı ve yayın yönetmenliği gibi çeşitli görevler üstlendi.
No Albanian politician or columnist in Macedonia ever said they do not feel Macedonia in their country.
Makedonyadaki hiçbir Arnavut siyasetçi veya köşe yazarının, ülkesinde Makedonyayı hissetmediğini söylediği olmamıştır.
Thank you. It didn't hurt that a"new yorker" columnist gave me a great review.
Teşekkürler.'' NewYorklu'' köşe yazarlarının eleştirileri bana zarar vermedi.
translator, and columnist.
çevirmen ve köşe yazarıdır.
was a Turkish playwright, columnist and writer.
Türk oyun yazarı, yayımcı ve gazetecidir.
Columnist of the closed Özgür Gündem daily, Şaban Iba was
Kapatılan Özgür Gündem Gazetesi yazarı Şaban İba,
Hürriyet columnist Cüneyt Ülsever, however,
Ancak Hürriyet gazetesi yazarlarından Cüneyt Ülsever,
If I hear one more gossip columnist use democracy as a fig leaf, I'm gonna eat an IBM Selectric.
Bir dedikodu yazarının daha demokrasiyi kılıf olarak kullandığını duyarsam daktilo yiyeceğim.
That day, Cukor slipped news to gossip columnist Hedda Hopper that Marilyn was removed from Something's Got to Give
Aynı gün Cukor, dedikodu yazarı Hedda Hoppera, Marilyn in Somethings Got to Giveden alındığını
Results: 201, Time: 0.0565

Top dictionary queries

English - Turkish