CRANIUM in Turkish translation

['kreiniəm]
['kreiniəm]
kafatası
skull
cranial
cranium
cranium
kranyum
cranium
kafatasını
skull
cranial
cranium
kafa kemiğinin

Examples of using Cranium in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You wouldn't believe the size of this guy's cranium.
Şu adamın kafatasının büyüklüğüne inanamazsın.
Cranium shows clear evidence of fracture line sand surgical healing.
Kafatasında, kırık izleri ve cerrahi iyileşmeye yönelik belli kanıtlar var.
Probably best just to go ahead and open up the cranium.
Muhtemelen en iyisi kafatasını açıp bıçağı çıkarmaz.
These dimples indicate that the bullet ricocheted around inside the cranium.
Bu çentikler kurşunun kafatasının içinde sektiğini gösteriyor.
Fractures in the cranium. Sphenoid and occipital regions.
Kafatasının ön ve arka bölümlerine kırıklar var.
Cranium circumference: 67 cm.
Kafatasının çevresi: 67 santimetre.
You mean that only bullets damaging the cranium can stop these monsters?
Demek istediğin, sadece kurşunların kafatasına hasar vererek bu canavarları durdurabilecekleri midir?
Oblique cranium indicates subject is not human.
Eğik kafatası, ki bu insan olmadığını gösteriyor. Geniş oküler çürükler.
Cranium circumference: 67 centimeters.
Kafatasının çevresi: 67 santimetre.
The other one's ears on that cranium!
Bu kafadaki diğerinin kulakları!
The colors are defined and you can see the cranium.
Renkler tanımlanmış durumda. Kranyumunu bile görebilirsin.
Cossacks sodomising my cranium.
Kazaklar kafatasımı arkadan beceriyorlar.
I will crush his shriveled red cranium!
O buruşmuş kırmızı kafasını parçalayacağım!
That's why there wasn't any damage to the cranium. Custom made and all.
Özel tasarım. Bu yüzden kafataslarında hasara rastlayamadık.
That's why there wasn't any damage to the cranium. Custom-made and old.
Özel tasarım. Bu yüzden kafataslarında hasara rastlayamadık.
Custom-made and old. That's why there wasn't any damage to the cranium.
Özel tasarım. Bu yüzden kafataslarında hasara rastlayamadık.
Custom made and all. That's why there wasn't any damage to the cranium.
Özel tasarım. Bu yüzden kafataslarında hasara rastlayamadık.
The Billion-Dollar Cranium!
Milyar Dolarlık Beyin!
The cranium, mandible, dentition,
Kafatası, çene kemiği
Their rostrum and cranium are covered with tens of thousands of sensory receptors for locating swarms of zooplankton, which is their primary food source.
Kasık ve kafatası, birincil besin kaynağı olan zooplankton sürülerini bulmak için onlarca binlerce duyu reseptörü ile kaplıdır.
Results: 59, Time: 0.0561

Top dictionary queries

English - Turkish