CRAVAT in Turkish translation

[krə'væt]
[krə'væt]
cravat
kravat
tie
necktie
cravat
kravatı
tie
necktie
cravat
boyun bağım

Examples of using Cravat in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The man is wearing a magenta cravat, for God's sake!
Adam mor renkte bir kravat takmış, Tanrı aşkına!
He wears a fine belt and a leather cravat.
Şık bir kemer ve deri bir kravat takardı.
Sabra. that Yancey Cravat was hiding behind a woman's petticoat.- Honey. Why, it will be all over the Southwest.
Canım. Tüm güneybatıda Yancey Cravat… karısının eteğinin altına saklanıyor diyecekler. Sabra.
So if you see a 14-year-old kid wearing a Louis Vuitton cravat, you know who to thank.
Yani Louis Vuitton kravatı takmış 14 yaşında bir çocuk görürseniz, kime teşekkür edeceğinizi biliyorsunuz.
The state bankers will be very pleased to see you in Congress, Mrs. Cravat. My feet hurt me.
Ayaklarım ağrıdı. Eyalet bankerleri kongrede olmanızdan çok memnun Bayan Cravat.
Yancey Cravat.
Yancey Cravat.
My feet hurt me. The state bankers will be very pleased to see you in Congress, Mrs. Cravat.
Ayaklarım ağrıdı. Eyalet bankerleri kongrede olmanızdan çok memnun Bayan Cravat.
you let that hussy in black tights have your claim… Yancey Cravat.
hakkını gasp etmesine izin mi verdin? Yancey Cravat.
Mrs. Cimarron Cravat. my son's wife, a chief's daughter… And now, one who has become a
Bayan Cimarron Cravat. Oğlumla evli olarak ailemizin bir üyesi olan… oğlumun eşi,
marriage… Ruby Big Elk, Mrs. Cimarron Cravat. a full-blooded Osage Indian.
Bayan Cimarron Cravat. Oğlumla evli olarak ailemizin bir üyesi olan… oğlumun eşi, şef kızı… saf kan Osage Yerlisi.
If Yancey Cravat thinks he can disappear for five years with never a single word…
Eğer Yancey Cravat beş yıl boyunca ortadan kaybolabileceğini düşünürse, tek bir kelime
I can't imagine not seeing him at the Everglades this winter with his brilliant collection of cravats.
Bu kış Evergladeste nefis kravat koleksiyonunu görememeyi hayal edemiyorum.
Shirts, cravats. stockings.
Kıravatlar. Gömlekler, çoraplar.
Shirts, stockings, cravats.
Gömlekler, çoraplar, kıravatlar.
And all those cravats?
Ve tüm kravatları?
Mrs. Yancey Cravat- Yeah.
Evet. Bayan Yancey Cravat.
How do, Mrs. Cravat?
Nasılsınız Bayan Cravat?
Yancey Cravat, proprietor and editor.
Yancey Cravat, gazete sahibi ve editör.
It's called a cravat.
Ona kravat deniyor.
Your cravat's in your bacon.
Kravatın pastırmanın içine girmiş.
Results: 106, Time: 0.0699

Top dictionary queries

English - Turkish