CRONE in Turkish translation

[krəʊn]
[krəʊn]
kocakarı
old hag
crone
old woman
old wives
's a wives
old lady
the beldam
of harpies
crone
yaşlı kadın
year-old female
year-old woman
34-year-old female
24-year-old woman
acûze karı
koca karı
yasli hanim

Examples of using Crone in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
collision, crone.
karambol, kocakarı.
I'm Joseph Crone.
ben Joseph Crone.
Maiden, Mother, Crone.
Genç kız, anne, kocakarı.
Not before.- Agent Mary Crone?
Önce değil. Ajan Mary Crone?
Oh, thank you, Crone.
Oh, teşekkür ederim, Crone.
If not, you can do your crone seducer part.
Eğer yapmazsa, kocakarıyı ayartma numaranı yapabilirsin.
The words of a crone.
Bir kocakarının sözleri.
Renshaw said Crone was collecting cracks.
Renshaw, kocanın çatlaklar topladığını söyledi.
Orin the crone!
Acuze Orin!
Maiden, mother, crone, I call you.
Bakire anne, acuze, seni çağırıyorum.
An ugly old crone, with a long nose, I mean long.
Yaşlı ve çirkin bir kocakarı, uzun burunlu, uzun yani.
So you see, old crone, on Monday you will be but 98.
Yani görüyorsun yaşlı cadaloz… Pazartesi günü 98 yaşında olacaksın.
Tell that old crone this changes nothing between us.
İhtiyar cadıya söyle, aramız hâlâ bozuk.
You have made it quite clear that you prefer dressing like a crone. Relax.
Bir kocakarı gibi giyinmeyi tercih ettiğinizi açıkça belirttiniz. Rahatlayın.
You have made it quite clear that you prefer dressing like a crone. Relax.
Bir kocakarı gibi giyinmeyi tercih ettiğini çok net belirttin. Rahatla.
I'm ready to pay your price, crone.
Bedelini ödemeye hazırım dedim, ihtiyar.
Old crone.
Yaşlı kadın.
That's my wife, crone!
O benim karım, cadı!
What about Menswear Barbie and Old Crone Ken?
Peki ya Barbie Erkek giyim ve YaşIı Kadın Ken?
Some wise old crone in an alleyway in Barcelona.
Barselonada bir sokak arasındaki yaşlı, bilge bir kadından.
Results: 88, Time: 0.1074

Top dictionary queries

English - Turkish