DEARING in Turkish translation

dearing

Examples of using Dearing in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
We know that Harper Dearing gave you money.
Harper Dearingin size para verdiğini biliyoruz.
Looks this is where Dearing planned everything.
Dearingin her şeyi planladığı yer burasıymış gibi görünüyor.
If we found out where the horse came from, we could find Dearing.
Atın nereden geldiğini bulabilirsek Dearingin yerini bulabiliriz.
You and Latham sold Harper Dearing the microchip.
Lathamla beraber Harper Dearinge mikroçip sattınız.
We could find Dearing. If we found out where the horse came from.
Atın nereden geldiğini bulabilirsek Dearingin yerini bulabiliriz.
That Lucy knows people that Dearing might trust The relevance is.
İşimize yarayacak kısmı… Lucynin, Dearingin güveneceği ve güvenmeyeceği kişileri bilmesi.
Leon, this is what Dearing wants.
Leon, bu tam da Dearingin istediği şey.
The second president, G. Bruce Dearing, served several years during the Vietnam era before leaving to become vice chancellor for academic affairs at the SUNY Central Administration in Albany.
İkinci rektör G. Bruce Dearing Vietnam savaşı sırasında yürüttüğü rektörlük görevinden sonra Albanydeki New York eyalet üniversitesi merkez yönetimi akademik işler başkan yardımcılığı görevine geçer.
Then why bug a probationary agent? If Dearing wanted to keep an eye on our investigation?
Dearing soruşturmamız üzerinde gözü kulağı olsun istediyse… o zaman neden dinleme cihazını bir ajan adayının üzerine yerleştirdi?
Aboard U. he's the main suspect in a series of explosions It's your ex, Harper Dearing.
Eski kocanız Harper Dearing… Amerikan Donanma gemilerine yapılan bir dizi saldırının baş şüphelisi.
William H. Jackson did, in fact, own the property on the opposite side of Dearing Street from the tree.
Jackson aslında ağacın karşısında bulunan Dearing Sokağındaki mülkün sahibiydi.
first to suffer in the explosion, perhaps Dearing is now pointing a finger at who might suffer next.
patlamada zarar gören ilk kişiyse belki Dearing sıradaki zarar görecek kişiyi gösteriyor olabilir.
Perhaps Dearing is now pointing a finger If Whitting was indeed the first to suffer in the explosion, at who might suffer next.
Whitting gerçekten de patlamada zarar gören ilk kişiyse… belki Dearing sıradaki zarar görecek kişiyi gösteriyor olabilir.
They have arrested Victoria Dearing, ex-wife of wanted homeland terrorist Harper Dearing, in connection to this week's bombing at NCIS headquarters.
Victoria Dearingi tutukladılar. Aranan iç terörist Harper Dearingin eski karısı. Dearingin bu hafta NCIS genel merkezine düzenlenen saldırıyla bağlantısı var.
Unfortunately, we will have to wait for Dearing to call again before… we can get a location.
Ne yazık ki yerini belirlemek için Dearingin tekrar aramasını beklemek zorundayız.
Before… we can get a location. Unfortunately, we will have to wait It's unregistered. for Dearing to call again.
Kayıtlı değil.- Ne yazık ki yerini belirlemek için… Dearingin tekrar aramasını beklemek zorundayız.
Gibbs, I think the car was rigged to heat the dead body, giving the illusion that Dearing was inside.
Bana kalırsa, Gibbs araba cesedin sıcak kalmasını sağlayan bir hileydi Dearingin arabada olduğu izlenimi verdi.
Captain Dearing!
Yüzbaşı Dearing!
Dearing knows that.
Dearing bunu biliyor.
Harper Dearing number two.
İki numaralı Harper Dearing.
Results: 198, Time: 0.063

Top dictionary queries

English - Turkish