DENNIS in Turkish translation

['denis]
['denis]
dennis
denis
denis
dennis
dennisi
denis
dennise
denis

Examples of using Dennis in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Have any kind of physical contact-- Have you ever seen your father and Dennis.
Hiç Dennisle babanı fiziksel olarak iletişim kurarken gördün mü?
Dennis and I had been seeing each other on and off since law school.
Hukuk fakültesinden beri Dennisle ara ara görüşürüz.
No. Well, you said it yourself, you and Dennis got high.
Sen de söyledin, Dennisle kafanız güzelmiş. Hayır.
I stole the light from Mr. Dennis, but he will be back real soon.
Bay Dennisten ışığı çaldım ama birazdan dönecek.
Dennis, what a nice surprise. Reverend?
Peder? -Dennis, bu ne hoş bir sürpriz?
And then Calvin's dead by 5:47. The police encountered him and Dennis at 5:40.
Polisler, onunla ve Dennisle 17:40ta karşılaşmış ve Calvin 5:47de ölmüş.
The police encountered him and Dennis at 5:40, and then Calvin's dead by 5:47.
Polisler, onunla ve Dennisle 17:40ta karşılaşmış ve Calvin 5:47de ölmüş.
I'm this century's Dennis the Menace.
Yaramaz Dennisiyim. Ben bu asrın.
Maybe more than you were to this other man, Dennis?
Belki öteki adam Dennisten de fazla kaptırmışsındır?
As long as Joy's out of the picture, here's directions for Dennis' party.
Joy olayın dışında olduğuna göre, Dennislerin partisi için tarif burada.
Especially Dennis.
Özellikle Dennisinkiyle.
I'm this century's Dennis the Menace.
Ben bu yüzyılın Başbelası Dennisiyim.
Each summer, wrote the rich girls for diving lessons with Dennis.
Her yaz, bu civardaki zengin kızlarla beraber Dennisten dalış dersleri alırdık.
Lois, you look worse than that Rocky Dennis kid from Mask.
Lois, Maskedeki Rocky Dennisten de kötü görünüyorsun.
Yeah, but there's only one with a Pamela Dennis label cut out.
Evet, fakat etiketi çıkarılmış Pamela Dennisten bir tane var.
That's when Rob and I knew we had to get rid of Dennis.
O anda Rob ve ben, Dennisten kurtulmamız gerektiğini biliyorduk.
I'm this century's Dennis the Menace.
Asrın Afacan Dennisiyim.
Dennis, don't… about your renegotiation. I talked with Dennis Wilburn.
Dennis Wilburn ile yeni anlaşman için konuşmaya başladım. -Dennis, yapma.
Dennis.-Sir. General Lathbury's been put out of action.
Efendim. General Lathbury eylem dışı kaldı. -Dennis.
General Lathbury's been put out of action.- Sir.- Dennis.
Efendim. General Lathbury eylem dışı kaldı. -Dennis.
Results: 5426, Time: 0.0564

Top dictionary queries

English - Turkish