DOODLE in Turkish translation

['duːdl]
['duːdl]
karalama
slandering
to defame
scribbling
denigrate

Examples of using Doodle in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bunny versus Doodle.
Bok tavşana karşı.
I made a Darth doodle.
Darth kakası yaptım da.
Cause we have got something to do Come on, come on, Mr. Doodle.
Haydi, haydi, Bay Kaka… çünkü yapacak bir şeyimiz var.
Come on, come on, Mr. Doodle… cause we have got something to do.
Haydi, haydi, Bay Kaka… çünkü yapacak bir şeyimiz var.
Now it turned out to be Bill Gates' doodle.
Sonra o karalamaların Bill Gatese ait olduğu ortaya çıktı.
A doodle of me.
Benim resmim.
Not just any doodle, a Houghton doodle.
Sıradan bir karalama değil… Houghtonın karalaması.
They would look at something like this and they would dismiss it, childish doodle.
Bu şekilde bakıp geçerek bir şeyi kaçırdılar, çocuksu çizimleri.
A silly little doodle.
Küçük saçma karalamalar.
Or what do you call it. A doodle.
Ya da her ne dersen. Bir şeyler karaladım.
I think it's a"Shut the hell up, Wendy" doodle.
Sanırım'' Kapa çeneni Wendy'' doodleı.
Horvath's like a cheese doodle.
Horvath da bu peynirli cipsler gibi.
What will I do… with this doodle?
Bu müsvetteyle ne yapacağım?- Müsvette mi?
Godspeed, little doodle.
Tanrı yardımcın olsun, minik çitoz.
Hey! Cheese doodle.
Selam peynir müsveddesi!
Kids, all I ever did was sit in class and doodle.
Çocuklar, sınıfta tek yaptığım oturmak ve bir şeyler karalamaktı.
It's probably some complex code or a-- the world's least-interesting doodle?
Muhtemelen bir tür karmaşık şifre ya da… Dünyanın en gereksiz karalaması?
You mean,"the world's least-interesting doodle"?
Yani'' Dünyanın en gereksiz karalaması'' nı mı?
Scoffs a child's doodle.
Küçük bir çocuğun karalaması.
No, I'm not doodle.
Hayır, bok değilim.
Results: 132, Time: 0.0642

Top dictionary queries

English - Turkish