DRAZI in Turkish translation

drazi

Examples of using Drazi in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I must also mention that my ambush was a direct result of a leak of information about my mission to the Drazi Homeworld.
Bu pusu aynı zamanda Drazi anavatanına olan görevimin bilgilerinin sızdırılması üzerine kuruldu.
According to the reports, we had a minor skirmish between Drazi and Brakiri forces along their border.
Raporlara göre, Drazi ve Brakiri güçleri arasında küçük bir sınır çatışması meydana gelmiş.
I saw them eating out of a waste bin… recognized the nastier bits from the year I spent on a Drazi colony.
Çöp tenekelerindeki artıkları yediklerini gördüm geri kalan ipuçlarını Drazi kolonisinde geçirdiğim bir yılı düşününce hatırladım.
When the drazi asked me how rough they should be.
Draziler, seni yakalayıp getirirken… ne kadar kaba olmaları gerektiğini sorunca… buyurgan davranmak istemedim, takdiri onlara bıraktım.
And two, if the Drazi had known that the pilot was coming to see us they would have been downstairs, not hanging around waiting for me.
İkincisi, Draziler pilotun bizimle görüşmeye geldiğini bilselerdi aşağıda beklerlerdi. Ortaya çıkmamı beklemezlerdi.
Drazi warship.
Drazi savaş gemisi.
The Drazi government?
Drazi hükümeti mi?
Drazi vessel is slowing.
Drazi gemisi yavaşlıyor.
Drazi ships are surrounded.
Drazi gemilerinin etrafı sarıldı.
Drazi vessel moving in firing range.
Drazi gemisi atış menziline giriyor.
All gun arrays target Drazi ship.
Tüm silahları Drazi gemisine kilitleyin.
Distress signal is of Drazi origin.
İmdat sinyali Drazi kaynaklı.
No wonder the Drazi was scared.
Drazi korkmakta haklı.
I just got word from the Drazi ambassador.
Drazi Büyükelçisiyle yeni konuştum.
Drazi blockade squadron to Centauri transports and warships.
Drazi Ambargo bölüğünden Centauri gemilerine.
This is President Sheridan to Narn and Drazi fleets.
Bu Başkan Sheridandan Narn ve Drazi filolarına.
Take the wife of the Drazi ambassador, for example.
Drazi büyükelçisinin karısını ele alalım.
There is a Narn and a Drazi out there.
Orada bir Narn ve bir Drazi var.
I want to see their faces when they get a sniff of Drazi cooking.
Drazi yemeklerini gördüklerinde yüzlerinin halini görmek isterim.
How did you know the Drazi had a skin pouch under their arms?
Drazinin orada bir cebi olduğunu nasıl bildin?
Results: 81, Time: 0.0349

Top dictionary queries

English - Turkish