EARBUDS in Turkish translation

kulaklıklar
ear
listen
hear
heed
hearing
care
kulaklık
ear
listen
hear
heed
hearing
care
kulaklıkları
ear
listen
hear
heed
hearing
care

Examples of using Earbuds in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Thanks. I hope you like Norwegian black metal, because I don't do earbuds.
Umarım Norveç metal müziğini seviyorsundur… çünkü kulaklık kullanmam. Teşekkürler.
Instead, the packaged iPod earbuds included a three-button device on the right earbud cord.
Bunun yerine, paketlenmiş iPod mikrofonlu Apple Kulaklıklar, sağ kulaklık kablosuna üç düğmeli bir aygıt içeriyordu.
Cause I got-- I got earbuds by DJ Jazzy Jeff, so…- I can't.
Aslında bende de, DJ Jazzy Jeff kulaklıkları var, yani.
I'm gonna put my ipod on blast and jam the earbuds into her ears and blast out her eardrums.
İpodumu son ses açıp kulaklıkları onun kulağına tıkıp kulak zarlarını patlatacağım.
Last year, Apple filed some patents to get blood oxygenation, heart rate and body temperature via the Earbuds.
Geçtiğimiz yıl, Apple Earbuds ile kandaki oksijeni arttırma, kalp ritmi ve vücut ısısını artırma patentleri için başvurdu.
You have these big sunglasses on, And you're walking towards me… earbuds in and music blaring.
Bana doğru yürüyorsun, yüzünde… kocaman güneş gözlükleri var… ve kulağındaki kulaklıktan muzik sesi geliyor.
But when you have seen a doctor who's using string and old earbuds and stuff, you kind of think,"The Guinea pig's probably got more of an idea of what's wrong with me than this fella has.
Ama ip ve eski kulaklıklar falan kullanan bir doktor gördüğünde şunu düşünüyorsun,'' Muhtemelen Gine domuzunun neyim olduğu konusunda, bu elemandan daha çok fikri var.
Verity, you take my earbuds again?
Verity, kulaklıklarımı yine sen mi aldın?
Can you take your earbuds out, please?
Kulaklıklarını çıkarabilir misin lütfen?
I just need to synch the helmet to my earbuds.
Kaskı kulaklıklarımla senkronize etmem gerekiyor.
Sean took my earbuds last week and never gave'em back.
Sean geçen hafta kulaklığımı aldı ve geri vermedi.
Oh, I didn't hear you, I have my earbuds in.
Ah, seni duymadım, kulaklığım takılı da.
In some kid's crappy diorama. Tough crap. Those earbuds are for my jams, not"satellites.
Modelinde'' uydu'' olmak için değil. bir çocuğun boktan üç boyutlu O küpeler benim kolay param için.
But the earbuds work.
Ama kulaklıklar işe yarıyor.
And in go the earbuds.
Ve kulaklıklar takılır.
We got Jerry some earbuds, and a bag of peanuts,
Sana da kulaklık bir paket fıstık
The first generation earbuds were packaged with the original iPod, on October 23, 2001.
İlk nesil kulaklıklar, orijinal iPodla birlikte 23 Ekim 2001de paketlendi.
No more earbuds.
Kulaklık yok daha fazla.
Works better when you don't leave the earbuds on the dead guy.
Kulaklıkları ölü adamın üzerinde bırakmadığın zaman daha iyi çalışıyor.
We got earbuds, but no iPod.
Kulaklıklar var, ama ipod yok.
Results: 74, Time: 0.0357

Top dictionary queries

English - Turkish