EELS in Turkish translation

[iːlz]
[iːlz]
yılanbalığı
eel
brown eel comes
asiler
rebel
rebellious
wayward
insurgent
unruly
rogue
beatnik
insubordinate
reb
renegade
eels
yılanbalıklarını
eelsin
eels
asiyi
rebel
eels
an insurgent
yılan balıklarını
yılan balıklarının

Examples of using Eels in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
It's just… Take the eels.
Yılanbalıklarını… alın yeter.
Eels and pike and carp and perch,!
Yılanbalığı, turnabalığı, morina balığı ve levrek!
Eels, they all disappear.- Who?
Kimler? Yılan balıkları, hepsi kayboluyorlar?
The Eels have converted the language of technology into the language of DNA.
Asiler, teknoloji dilini… DNA diline çevirdiler.
I know a guy who got money from them to study eels.
Onlar için yılan balıklarını araştırıp para alan birisini tanıyorum.
Wolf eels eat sea urchins.
Kurt yılan balığı deniz kestanesi yer.
Yes, Eels. He wasn't there.
Evet, Eels. Orada değilmiş.
Um… I thought to take his eels to him.
Yılanbalıklarını ona götürürüm diye düşündüm. Düşündüm ki.
Eels, pike, cods, perch!
Yılanbalığı, turnabalığı, morina balığı ve levrek!
Who? Eels, they all disappear?
Yılan balıkları, hepsi kayboluyorlar.- Kimler?
But even eels have certain talents.
Ama yılan balıklarının bile bazı yetenekleri vardır.
Pike or eels, and he loved it!
Turna veya yılan balığı. Çok severdi!
You put eels inside sheila? i'm gonna end you!
Sheilanın içine yılan balıklarını sen mi koydun?
Thought… I thought to take his eels to him.
Yılanbalıklarını ona götürürüm diye düşündüm. Düşündüm ki.
Carpet eels, pike, and perch!
Yılanbalığı, turnabalığı ve levrek!
Who? Eels, they all disappear.
Kimler? Yılan balıkları, hepsi kayboluyorlar.
Venomous Snakes, Slippery Eels and Harun Yahya.
Venomous Snakes, Slippery Eels and Harun Yahya'' İngilizce.
then wait for me at Eels' apartment house.
Petey, sonra da beni Eelsin dairesinin önünde bekle.
Oh, you got the eels!
Oh, Yılan balıklarını almışsın!
My insides are squirming like eels.
Îçimde sanki yılan balığı gibi bir kıpırdanma var.
Results: 241, Time: 0.0583

Top dictionary queries

English - Turkish