ESCAPADE in Turkish translation

[ˌeskə'peid]
[ˌeskə'peid]
macera
adventure
quest
journey
of adventurers
adventurous
kaçamaklarının
evasive
getaway
fling
affair
subterfuge
curlicues
furtive
surreptitious
loophole
of a tryst
çılgınlığım
crazy
mad
wild
insane
freaky
lunatic
madman
wacky
nutty
frenzied
escapade
macerası
adventure
quest
journey
of adventurers
adventurous
yaramazlığının
work
to be useful

Examples of using Escapade in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I know these guys think your little escapade in new york was more exciting than filming me holding down the fort here.
Bu adamlar, New Yorkdaki küçük kaçamaklarının, buradaki halimi filme almaktan daha heyecanlı olacağını düşünüyorlar.
But now it seems my silly little escapade has boomeranged… And I have fallen head over heels with you Mascha. I did take advantage of the curfew law to stay over night.
Sana sırılsıklam aşık oldum Mascha. Fakat benim bu aptal küçük çılgınlığım dönüp dolaşıp geri geldi… Gece kalabilmek için sokağa çıkma yasağını fırsat bildim.
Escapade" is a song by American singer Janet Jackson from her fourth album Janet Jackson's Rhythm Nation 1814 1989.
Escapade, Amerikalı R& B şarkıcısı Janet Jacksonın 1989 çıkışlı Rhythm Nation 1814 albümünden çıkan üçüncü teklidir.
I throw a big party and I buy some new shoes and Escapade loves horses, so we could probably get, like, a hundred?
Büyük bir parti düzenlerim ve yeni ayakkabılar alırım. Ve Escapade atları çok sever o yüzden 100 tane falan alırız?
A name given to him by His cellmate, jackson lucas, an infamous diamond thief, whose final escapade resulted in a Buried treasure that was never recovered.
Bu adı ona kötü şöhretli elmas hırsızı olan hücre arkadaşı Jackson Lucas vermişti. Son macerası hiç bulunamayan gömülü bir hazineyle sonuçlanmıştı.
I hope you realize your little escapade could have wrecked everything that's taken me a whole lifetime to build up in this community.
Umarım, küçük kaçamağının benim bu toplumda bir yaşam boyu inşa ettiğim her şeyi yerle bir edebileceğini kavramışsındır.
I'm afraid, Mr. Darcy, has this escapade affected your admiration for her fine eyes?
Korkarım ki Bay Darcy bu çılgınlık onun güzel gözlerine karşı duyduğunuz hayranlığı sarsmıştır?
their insights into long-term space travel, but your little escapade put that in jeopardy.
uzun süredir uzayda seyhat ediyorlar. ama senin ufak maceran bunu tehlikeye soktu.
A macabre little escapade From holmes' and my early years Entitled"the dorchester demon.
The Dorchester Canavarı'', Holmesla benim gençlik yıllarımızdan bir miktar korkutucu bir macera.
James, is it not coldhearted to continue on this escapade with such a pregnant girl?
James, yanımızda hamile bir kadın varken bu saçmalığa devam etmek zalimlik değil mi?
He masterminded that entire escapade.
Bu çılgınlığı o yönetti.
Got your escapade on videotape tonight.
Bu gece video da senin maceranı izledim.
But your escapade put that in jeopardy.
Ama senin ufak maceran bunu tehlikeye soktu.
Come back soon. He would planned his escapade well.
Kaçamağını iyi planlamıştı.- Çabuk dön.
He would planned his escapade well. Come back soon.
Çabuk dön. Kaçamağını iyi planlamıştı.
Come back soon. He would planned his escapade well.
Çabuk dön. Kaçamağını iyi planlamıştı.
Come back soon. He had planned his escapade well.
Çabuk dön. Kaçamağını iyi planlamıştı.
But now it seems my silly little escapade has boomeranged.
Fakat benim bu aptal küçük çılgınlığım dönüp dolaşıp geri geldi.
Headmaster, I assume the entire responsibility for this escapade.
Müdür bey, bu macerayla ilgili tüm sorumluluğu ben üstleniyorum.
I have heard about your unfortunate escapade. Of course.
Yaşadığınız talihsiz macerayı duydum. Ben macera yaşamam.
Results: 132, Time: 0.0945

Top dictionary queries

English - Turkish