EUN-U in Turkish translation

eun-u
eun-uyu mu
eun-u
eun-u için
for eun-u
eun-u çok

Examples of using Eun-u in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I can't let Seung-mi and Eun-u share a room.
Seung-mi ve Eun-unun aynı odayı paylaşmasına izin veremem.
How can you tell Eun-sung and Eun-u to leave right away?
Eun-sung ve Eun-uya hemen gitmelerini nasıl söylersin?
I understand. But I have no choice until I find Eun-u.
Ama Eun-uyu bulana kadar başka seçeneğim yok. Anlıyorum.
I want to be there for you until you find Eun-u.
Sen Eun-uyu bulana kadar yanında olmak istiyorum.
Tell me how Eun-sung and Eun-u are doing.
Eun-sungun ve Eun-unun nasıl olduğunu söyle.
What will happen to Eun-sung and Eun-u? Putting me aside.
Eun-sung ve Eun-uya ne olacak? Beni bir tarafa bırakalım.
Eun-u had two sisters?
Eun-unun iki ablası mı var?
I don't think I lost Eun-u because of you anymore.
Eun-uyu senin yüzünden kaybettiğimi düşünmüyorum artık.
I appreciate your help in finding Eun-u, but I don't need your sympathy.
Eun-uyu bulmak için yardımına minnettarım ama senin acımana ihtiyacım yok.
Finding Eun-u is important,
Eun-uyu bulmak önemli
Where Eun-u is and how he lives. I don't know.
Eun-unun nerede olduğunu ve nasıl yaşadığını bilmiyorum.
Didn't you say Eun-u wouldn't follow a stranger?
Eun-unun yabancı birini takip etmediğini söylememiş miydin?
Someone saw Eun-u walking alone on the way to the piano academy.
Biri, Eun-uyu piyano akademisi yolunda tek başına yürürken görmüş.
Have something to do with your stepmom? Does Eun-u going missing?
Eun-unun kaybolmasının üvey annenle bir ilgisi mi var?
Blame me for losing Eun-u because I kicked you out.
Sizi evden atarak Eun-unun kaybolmasına neden olduğum için beni suçla.
Hye-ri. Eun-u?
Hye-ri. Eun-u mu?
The woman that Eun-u will forever remember as his mother… She has already lost everything.
Çoktan her şeyini kaybetti. Eun-unun sonsuza kadar annesi olarak hatırlayacağı kadın.
If you need them to find Eun-u, I will bring them to you right away. Okay.
Eun-uyu bulmanız için lazımsa size hemen getiririm. Tamam.
I can't let Seung-mi and Eun-u share a room.-Hey.
Hey. Seung-mi ve Eun-unun aynı odayı paylaşmasına izin veremem.
She's the one who wanted Eun-u to come.
Eun-unun gelmesini kız istemiş.
Results: 328, Time: 0.0315

Top dictionary queries

English - Turkish