EYEBROW in Turkish translation

['aibraʊ]
['aibraʊ]
kaş
eyebrow
brow
frown
kaşı
scratching
kaşını
eyebrow
brow
frown
kaşımı
eyebrow
brow
frown
kaşlı
eyebrow
brow
frown

Examples of using Eyebrow in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Joint pain, osteopenia, and anaphylaxis, eyebrow loss… It fits.
Eklem ağrısı, osteopeni, anaflaksi, kaş dökülmesi tablo hastalığa uyuyor.
What eyebrow? You know, Dad, that thing that you do?
Biliyorsun işte baba, yaptığın şey işte. Ne kaşı?
His boot covers his tattoo, and his sunglasses hide his eyebrow.
Çizmesi dövmesini örtüyor ve gözlüğü de kaşını.
Why would he glue an eyebrow on? It's glued on?
Yapıştırmışlar onu. Olaf niye kendine kaş yapıştırsın?
It's glued on. Why would he glue an eyebrow on?
Yapıştırmışlar onu. Olaf niye kendine kaş yapıştırsın?
What eyebrow?- You know, Dad, that thing that you do?
Biliyorsun baba, şu yaptığın şey. Ne kaşı?
I see the people who always raise an eyebrow. I see them.
Onları görüyorum. Hep bir kaş yükseltmek insanlar görüyorum.
You know, Dad, that thing that you do. What eyebrow?
Biliyorsun baba, şu yaptığın şey. Ne kaşı?
Maybe some eyelid tape. I'm thinking eyebrow triage, root crimps.
Biraz da göz kapağı bandı düşünüyorum. Kaş triyajı, dalgalı saç.
What eyebrow? You know, Dad, that thing?
Biliyorsun baba, şu yaptığın şey. Ne kaşı?
What eyebrow? You know, Dad,?
Biliyorsun baba.- Ne kaşı?
Root crimps, maybe some eyelid tape. I'm thinkin' eyebrow triage.
Biraz da göz kapağı bandı düşünüyorum. Kaş triyajı, dalgalı saç.
You're going to be like a really fast college Professor with eyebrow dandruff.
Kaşlarında kepek olan gerçekten hızlı bir üniversite… profesörü gibi olacaksın.
Eyebrow dandruff?
Kaşlarında kepek mi?
Raise your eyebrow.
Kaşlarını kaldır.
That's for my eyebrow, bro.
Bu benim kaşım içindi, kanka.
I'm not getting it off the eyebrow.
Kaştan pek bir şey hissetmiyorum.
You ruined my eyebrow.
Kaşımın içine ettiniz.
One eyebrow was lower.
Kaşlarından biri aşağıdaydı.
It looks like her eyebrow fell down.
Kaşları dudağına düşmüş gibi görülüyor.
Results: 168, Time: 0.0604

Top dictionary queries

English - Turkish