FARMER in Turkish translation

['fɑːmər]
['fɑːmər]
çiftçi
farmer
farm
rancher
peasant
hillbilly
sodbuster
planter
yetiştiricisi
to catch up
growing up
köylü
village
country
town
rural
peasant
cottage
çiftçisi
farmer
farm
rancher
peasant
hillbilly
sodbuster
planter
çiftçinin
farmer
farm
rancher
peasant
hillbilly
sodbuster
planter
çiftçiyi
farmer
farm
rancher
peasant
hillbilly
sodbuster
planter
farmeri
yetiştiriyor
to catch up
growing up
yetiştiricisiyim
to catch up
growing up
farmerin

Examples of using Farmer in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I just heard they kidnapped a farmer named Richard Stormgren. All right!
Tamam! Richard Stormgren adlı bir çiftçiyi kaçırdıklarını duydum!
But that's not what the Farmer did because that's not who the Farmer is.
Ama çiftçinin yaptığı bu değildi, çünkü çiftçinin yaptığı bu değildi.
You don't look a day older, Tom. Pig farmer.
Domuz yetiştiricisi. Hiç yaşlanmamışsın Tom.
Framing Michael Farmer couldn't have been random.
Michael Farmerin suçlanması hakkında.
The climate. I'm a pig farmer.
Domuz yetiştiricisiyim! İklim getirdi beni buraya.
his wife is a leech farmer.
eşi de sülük yetiştiriyor!
All right! I just heard they kidnapped a farmer named Richard Stormgren.
Tamam! Richard Stormgren adlı bir çiftçiyi kaçırdıklarını duydum.
The great peanut farmer and rabbit hunter,
Büyük fıstık yetiştiricisi ve tavşan avcısı,
And the farmer in his field? Can you see the lovely ladybird?
Tatlı kuşu görüyor musun? Tarladaki çiftçiyi?
He's a pear farmer.- no.
Hayır.- Armut yetiştiriyor.
The climate. I'm a pig farmer.
İklim getirdi beni buraya. Domuz yetiştiricisiyim!
Then one year, a hog farmer named Cowper Did pick me.
Derken bir sene, Cowper adında bir domuz yetiştiricisi beni seçti.
Can you see the lovely ladybird? And the farmer in his field?
Tatlı kuşu görüyor musun? Tarladaki çiftçiyi?
I am a pig farmer. The climate!
İklim getirdi beni buraya. Domuz yetiştiricisiyim!
beet farmer.
pancar yetiştiricisi.
And the farmer in his field? Сan you see the lovely ladybird?
Tatlı kuşu görüyor musun? Tarladaki çiftçiyi?
Pig farmer. You don't look a day older, Tom.
Bir gün bile yaşlanmamışsın, Tom. Domuz yetiştiricisi.
Pig farmer. You don't look a day older, Tom.
Hiç yaşlanmamışsın Tom. Domuz yetiştiricisi.
You don't look a day older, Tom. Pig farmer.
Hiç yaşlanmamışsın Tom. Domuz yetiştiricisi.
Tom. Pig farmer.
Tom. Domuz yetiştiricisi.
Results: 2694, Time: 0.0731

Top dictionary queries

English - Turkish