FARRIER in Turkish translation

['færiər]
['færiər]
farrier
farrier olabilirsiniz
farrier
nalbant
blacksmith
smithy
götürüyorum farriere

Examples of using Farrier in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I'm a first-rate farrier.
birinci sınıf bir nalbandımdır.
Warn Farrier I'm on my way up.
Yukarıya geldiğim konusunda Farrieri bilgilendir.
Find Farrier. Come back for me.
Benim için geri gelirsin. Farrieri bul.
And take Linda Farrier into custody. They will deliver you to your buyer.
Seni alıcına teslim edecekler… Linda Farrieri de göz altına alacaklar.
Come back for me. Find Farrier.
Benim için geri gelirsin. Farrieri bul.
According to Nazim, Linda Farrier ordered my trade to an unknown agent only after she would ordered my memory to be wiped.
Nazıma göre, Linda Farrier bilinmeyen bir ajana… hafızam silindikten sonra benim… takas edilmemi emretmiş.
My memory to be wiped. According to Nazim, Linda Farrier ordered my trade to an unknown agent only after she would ordered.
Nazıma göre, Linda Farrier bilinmeyen bir ajana… hafızam silindikten sonra benim… takas edilmemi emretmiş.
you would be Captain Farrier… war hero.
yalnızca burada, Savaş Kahramanı Kaptan Farrier olabilirsiniz.
To an unknown agent only after she would ordered According to Nazim, Linda Farrier ordered my trade my memory to be wiped.
Nazıma göre, Linda Farrier bilinmeyen bir ajana… hafızam silindikten sonra benim… takas edilmemi emretmiş.
Recognition of the need for veterinary expertise had been evolving since 1776 when General Washington directed that a"regiment of horse with a farrier" be raised.
General Washingtonun nalbantlar ile at alayını kurdurttuğu 1776dan sonra veteriner hekim uzmanlığı gereksinimi git gide artmıştır.
Is if you could somehow forget it ever existed. The only way Farrier would let you leave that place.
Farrierin oradan ayrılmana izin vermesinin tek yolu… bir şekilde onların varlığını unutmandan geçiyor.
The only way Farrier would let you leave that place is if you could somehow forget it ever existed.
Farrierin oradan ayrılmana izin vermesinin tek yolu… bir şekilde onların varlığını unutmandan geçiyor.
Where are the Farriers?
Farrier ailesi nerede?
Farmers, farriers, stable boys.
Çiftçiler, nalbantlar, seyis çırakları.
saddler sergeants, farriers, cooks and bakers report to me at headquarters.
saraçlar, nalbantlar ve aşçılar karargahta hazır olacaklar.
Come on, Farrier.
Hadi! Hadi Farrier. Hadi.
Come on, Farrier.
Hadi ama Farrier.
It's Dave farrier.
Ben Dave Farrier.
No, Farrier did.
Hayır, Farrier istedi.
Captain Farrier is in charge.
Artık buranın sorumlusu Yüzbaşı Farrier.
Results: 107, Time: 0.0753

Top dictionary queries

English - Turkish