FLINTSTONE in Turkish translation

['flintstəʊn]
['flintstəʊn]
çakmaktaş
flintstone
flintstone
çakmaktaşı
flintstone
çakmaktaşlar
flintstone
çakmaktaşın
flintstone

Examples of using Flintstone in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
What, like Fred Flintstone? Really?
Nasıl yani, Fred Çakmaktaş gibi mi? Gerçekten mi?.
Like Fred Flintstone? Really?
Fred Çakmaktaş gibi mi? Cidden mi?.
Who are you, Fred Flintstone?
Kimsin sen ya, Fred Çakmaktaş mı?
So, what do you think, Fred Astaire or Fred Flintstone?
Ne diyorsun? Fred Astaire mi, Fred Çakmaktaş mı?
What, like fred flintstone?
Nasıl yani, Fred Çakmaktaş gibi mi?
This can't be right. Flintstone?
Bu doğru olamaz! Çakmaktaş mı?
Like Fred Flintstone? Really?
Cidden mi?- Fred Çakmaktaş gibi mi?
What, like Fred Flintstone? Really?
Gerçekten mi? Nasıl yani, Fred Çakmaktaş gibi mi?
If Fred Flintstone starts walking around Bedrock in something other than his leopard man-dress, you don't think that Wilma and Barney
Fred Çakmaktaş leopar desenli elbisesinden farklı bir şey giyip ortalıkta dolaşsaydı bu saçmalığı Wilma,
Even weekends. Mr. Flintstone, I would like you to know… that I enjoy working long hours, late nights.
Hatta hafta sonları bile çalışmaktan çok hoşlanırım. Bay Çakmaktaş, bilmenizi isterim ki… uzun süre çalışmaktan, gecenin bir vaktine kadar çalışmaktan.
Why don't we give her kind of a, uh… pebbles flintstone kind of a, uh, a fun do?
Komik görünüm. Neden ona şöyle bir şey yapmıyoruz… Pebbles Flintstone tarzında bir?
even weekends. Mr. Flintstone, I would like you to know.
Bay Çakmaktaş, bilmenizi isterim ki… uzun süre çalışmaktan, gecenin bir vaktine kadar çalışmaktan.
You take Fred Flintstone off the brontosaurus, all he is, is Wilma with a set of man-plumbs.
Fred Çakmaktaşı dinozorun üzerinden indirirsen geriye Wilmayla birlikte şişko bir adam kalır.
I break rocks. Punch a ticket at the end of the day… slide down the back of a brontosaurus like Fred Flintstone.
Günün sonunda kartımı deldiriyorum… Fred Çakmaktaş gibi bir brontozora biniyorum. Taş kırıyorum.
The Spider-Man and Flintstone glasses so now we have no nice glasses for company. rubbed against each other.
Örümcekadam ve Çakmaktaşlar bardaklarımız birbirlerini çizmiş… artık misafirler için güzel bardaklarımız yok.
I break rocks. Punch a ticket at the end of the day… slide down the back of a brontosaurus like Fred Flintstone.
Kayaları parçalıyorum. Günün sonunda çalışma kartımı deldirip… Fred Çakmaktaş gibi dinazorun sırtından kayıp iniyor… ve günü tamamlamış oluyorum.
Rubbed against each other, so now we have no nice glasses for company. The Spider-Man and Flintstone glasses.
Örümcekadam ve Çakmaktaşlar bardaklarımız birbirlerini çizmiş… artık misafirler için güzel bardaklarımız yok.
Like I have never seen you like that before Yeah, right. whenever Pebbles Flintstone wears a leopard minidress.
Evet, tabi. Çakıl çakmaktaşın her leopar desenli mini elbise… giydiğinde seni o halde görmedim sanki.
respect. Mr. Flintstone, up to now our relationship.
ortaklığa yada saygıya dayanmadı. Bay Çakmaktaş.
I want ouchless toilet paper. I want vodka that doesn't look like Fred Flintstone would drink it.
Zımpara kağıdına benzemeyen bir tuvalet kağıdı, Fred Çakmaktaşın kullanacağı bir şişede satılmayan bir votka istiyorum.
Results: 156, Time: 0.1005

Top dictionary queries

English - Turkish