FORNICATING in Turkish translation

['fɔːnikeitiŋ]
['fɔːnikeitiŋ]
zina
adultery
fornication
adulterer
fornicate
fornicating
the fornicator
adulterous
adulteress
infidelity
sevişirken
having sex
making love
when
fornicating
lovemaking

Examples of using Fornicating in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I have reason to believe… Scudder spent Tuesday night… in London… fornicating.
İnanmak için sebeplerim var… Scudder salı akşamını… Londrada geçirdi… zina yaparak.
Charlie, I have a busy schedule. And I would rather not tell people I have no energy because I was off fornicating all night.
Charlie, Yoğun bir programım var… ve insanlara bütün gece çiftleştiğim için enerjim olmadığımı söyleyemem.
Scudder spent Tuesday night… in London… I have reason to believe… fornicating.
İnanmak için sebeplerim var… Scudder salı akşamını… Londrada geçirdi… zina yaparak.
Oh, I am planning on doing a lot of kissing and fornicating so you would really be helping me out.
Ah, ben bir sürü öpüşme yapmayı planlıyorum ve zina yapmayı, yani bana yardım etmiş olursun.
Who's had more than his share of… An 80-year-old man who's at peace with himself, fornicating and has nothing left to prove.
Kendisiyle barışık ve ispatlayacak hiçbir şeyi olmayan 80 yaşında bir erkek. Düzüşmekten yana nasibini fazlasıyla almış.
who's had more than his share of… fornicating and has nothing left to prove.
ispatlayacak hiçbir şeyi olmayan 80 yaşında bir erkek. Düzüşmekten yana nasibini fazlasıyla almış.
So you would really be helping me out. I am planning on doing a lot of kissing and fornicating.
Bolca öpüşmeyi ve sikişmeyi planlıyorum, izin verirsen bana büyük yardımın dokunur.
Otherwise, you're all doomed to hellfire and damnation for fornicating' with the devil's harlot.
Aksi taktirde, cehennem ateşine mahkum olacak ve lanetleneceksiniz şeytanın fahişesiyle zina yaptığınız için.
Watch me fornicating.
Sallayışımı izle.
Fornicating with his sister!
Kardeşinle zina yapıyorsun!
Fornicating?- Touching? Kissing?
Zina mı yapıyorlardı? Birbirlerine dokunup, öpüşüyorlar mıydı?.
Fornicating?- Touching? Kissing?
Birbirlerine dokunup, öpüşüyorlar mıydı? Zina mı yapıyorlardı?
And keep Marley from fornicating Ryder.
Ve Marleyin Ryderla zina yapmasına da.
I caught you fornicating with my wife.
Karımla zina yaparken yakaladım seni.
No swearing. No expectorating. No fornicating.
Küfür etmek yok, balgam çıkarmak yok zina yapmak yok.
Teenagers fornicating in a Liverpool basement.
Liverpoolda bodrum katında yasak ilişki yaşayan bir genç.
It's jokes that get you fornicating.
Senin zina yaptığınla ilgili bir şaka.
They have been caught fornicating under our roof.
Sizin çatımız altında zina yaparken yakalandılar.
fooling and fornicating.
aptallık ediyor ve zina yapıyor.
The fact… that you watch people fornicating.
İnsanları zina yaparlarken izlemen.
Results: 152, Time: 0.0597

Top dictionary queries

English - Turkish