FRECKLED in Turkish translation

['frekld]
['frekld]
çilli
freckle

Examples of using Freckled in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Hey, freckles, you home?
Hey, Çilli, evde misin?
Hey… my corner, freckle face.
Hey, burası benim köşem, çilli karı.
YOU AIN'T GOTTA USE ME, FRECKLES.
Beni oyuncak gibi kullanmana gerek yok, çilli.
Shut your face, freckle!
Kapa çeneni çilli!
Goodbye, freckle face.
Hoşça kal, çilli surat.
But I like it like this, with freckle girl and the dog.
Ama ben bunu beğendim, şunun gibi, çilli kız ve de köpek.
my corner, freckle face.
burası benim köşem, çilli karı.
You and freckles.
Sen ve çilli.
YOU AIN'T GOTTA USE ME, FRECKLES.
Beni kullanmana gerek yok, Çilli.
You were a funny-looking thing the first time I saw you with those gangly legs and freckles.
Seni ilk gördüğümde ufacık tefecik uzun bacaklı çilli bir şeydin.
Dolphins, like my pal Freckles, seldom move their mouths.
Dostum Freckles gibi yunuslar, nadiren ağızlarını oynatıyorlar.
How could you not notice my freckle?
Çilimi nasıl fark etmezsin?
Want to see my secret freckle?
Gizli çilimi görmek ister misin?
That blue freckle?
Şu mavi çile mi?
You know, freckle, mole.
Bilirsin, çil, ben.
What if some freckles may vex you?
Ya birkaç çil canını sıkarsa?
Gonna put freckles.
Çil yapacaklar.
Told everybody it was freckles.
Herkese bunların çil olduğunu söyledik.
Upstairs. Playing with Freckles.
Yukarıda. Freckles ile oynuyor.
Like Freckles Or what's her name, That mean old babysitter.
Freckles yada adını unuttuğum yaşlı bakıcı gibi.
Results: 42, Time: 0.0377

Top dictionary queries

English - Turkish