GERALDINE in Turkish translation

['dʒerəldiːn]
['dʒerəldiːn]
geraldineyi

Examples of using Geraldine in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Or Geraldine who so hated her father?
Yoksa babasından çok nefret eden Geraldine mi?
In a car.- But what about little Geraldine?
Bir arabayla. Peki küçük Geraldinee ne oldu?
And what about the baby, Geraldine?
Peki bebeğe ne olacak, Geraldinee?
But what about little Geraldine? In a car?
Bir arabayla. Peki küçük Geraldinee ne oldu?
That deserves a Masters any day!- Geraldine!
Geraldine!- Bu bir Efendi olmayı her an kakediyor!
A toast to her, my… my wonderful wife Geraldine.
Kadehimi harika eşim Geraldinee kaldırıyorum.
Geraldine can be seen coming down Brook Street. Now, from another angle.
Şimdi, başka bir açıdan… Brook Caddesinden Geraldinein geldiği görülür.
He would time to get a plane, come over, kill Geraldine and Lucy and make it back in time for his speech on Saturday.
Uçağa binip buraya gelmek, Geraldine ve Lucyyi öldürmek ve cumartesi konuşmasını belirlenen zamanda yapmak için geri dönmeye yetecek kadar zamanı vardı.
Geraldine Brooks' 2008 novel People of the Book which traces the history of the Sarajevo Haggadah has a chapter with action taking place in 1609 in the Venetian Ghetto.
Geraldine Brooksun 2008de yazdığı Ehl-i Kitap isimli romanında Saraybosna Hagadasının tarihi 1609da Venedik Gettosunda geçmektedir.
The couple had their first child, a girl named Satine Anais Geraldine Macht, on August 20, 2007 in Los Angeles.
Çiftin 2007 yılında, Satine Anais Geraldine Macht adında bir kız çocuğu olmuştur.
And of all the female names that start with a"G", Georgia, uh, Geraldine, Gina.
Ah, Geraldine, Gina… G'' ile başlayan bütün kadin isimleri… Georgia.
Geraldine. for one person, so you're going to have to come in on it. I'm
Dışarıdan yemek söyleyeceğim, Geraldine! tek kişi için söylersem getirdiklerine değmez,
Geraldine, I have had a very long day and, erm… Oh, Mum. I feel so lost.
Kendimi kaybolmuş hissediyorum. Geraldine, çok zor bir gün geçirdim… Anne.
I feel so lost. Oh, Mum! Geraldine, I… I have had a very long day.
Kendimi kaybolmuş hissediyorum. Geraldine, çok zor bir gün geçirdim… Anne.
Geraldine, I… I have had a very long day, and… I feel so lost. Oh, Mum!
Kendimi kaybolmuş hissediyorum. Geraldine, çok zor bir gün geçirdim… Anne!
Her classes will be divided between Miss Geraldine and myself. A replacement will be found for her, and in the meantime.
Onun yerine başka biri bulunacak ve bu arada, onun sınıfını Bayan Geraldine ve ben devralacağız.
For tonight, we saw the ranking comedy of the season, This should be a Pulitzer Prize play for David Edwards, marvelously performed by Geraldine Moore and Preston Mitchell.
Bu gece bizim gördüğümüz David Edwardsın oyunu… sezonun komedisi Pulitzer ödülünü almalı… Marvelously Geraldine tarafından yapılan Moore ve Preston Mitchell.
Marvelously performed by Geraldine Moore and Preston Mitchell. for tonight we saw the ranking comedy of the season, This should be a Pulitzer prize play for David Edwards.
Bu gece bizim gördüğümüz David Edwardsın oyunu… sezonun komedisi Pulitzer ödülünü almalı… Marvelously Geraldine tarafından yapılan Moore ve Preston Mitchell.
We have been waiting for this night for a long time… I did this same walk for Geraldine Ferraro in 1984.
Uzun zamandır bu geceyi bekliyorduk… 1984 senesinde aynı yürüyüşü Geraldine Ferraro için yapmıştım.
I thought there was something vaguely familiar about her, but it was Geraldine who guessed that it was Valerie Saintclair.
Onda çok tanıdık bir şeyler olduğunu düşündüm ama onun Valerie Saintclair olduğunu tahmin eden Geraldine oldu.
Results: 299, Time: 0.0791

Top dictionary queries

English - Turkish