GILFOYLE in Turkish translation

gilfoyle
bir gilfoyle
gilfoyle
gilfoyle ile
gilfoyle

Examples of using Gilfoyle in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
contest to see who could measure the most dicks. You know, Gilfoyle, when I first heard the phrase.
kimin en çok sidik yarıştırdığına Biliyor musun, Gilfoyle, ilk defa'' sidik yarıştırma.
Plus, I could count on one hand the number of people on Earth who could handle sitting in a room with Dinesh and Gilfoyle all day.
Ayrıca dünya üzerinde Dinesh ve Gilfoylela bütün gün aynı odada oturmaya katlanabilecek kişi sayısı bir elin parmaklarını geçmez.
Wait, are you sure that she didn't ask Gilfoyle for a Danish and maybe you misheard her?
Dur, belki Gilfoyledan Danimarkalı birini istedi ama sen yanlış duydun?
If you hadn't let Gilfoyle and me waste so much time being picky. And I don't want to point fingers, but we wouldn't be here.
Ayrıca parmakla işaret etmek istemiyorum ama Gilfoylela benim… bu kadar zaman harcamamıza izin vermesen bu durumda olmayacaktık.
Who could handle sitting in a room with Dinesh and Gilfoyle all day. Plus I could count on one hand the number of people on earth.
Ayrıca dünya üzerinde Dinesh ve Gilfoylela bütün gün… aynı odada oturmaya katlanabilecek kişi sayısı bir elin parmaklarını geçmez.
Well, Gilfoyle, looks like your recruiters are gonna have to take back their gift baskets,
Gilfoyle, görünüşe göre hediye sepetlerini geri almak durumunda kalacaklar.
he describes me as AIDS Lady, or Gilfoyle refers to me as effeminate k. d. lang, I know this is a joke among friends.
bayan AIDS deyince ya da Gilfoyle bana kadınsı uzun pisi deyince arkadaşlar arasındaki bir şaka olduğunu biliyorum.
But it's, like, not working. jammed or something, and I don't know if, like, the frother knob is, like, Gilfoyle is using the barista as one of the coders, so I tried
Gilfoyle baristayı bir programcı olarak kullanıyor, o yüzden cappucino makinesini kendim kullanmaya çalıştım,
the frother knob is, like, Gilfoyle is using the barista as one of the coders, jammed or something, but it's, like, not working.
köpürtücünün tokmağı sıkmıştı mı Gilfoyle baristayı bir programcı olarak kullanıyor, ne, anlamadım.
So I tried to use the cappuccino machine on my own, Gilfoyle is using the barista as one of the coders, and I don't know if, like, the frother knob is, like, jammed or something, but it's, like, not working.
Ama çalışmıyor yani. o yüzden cappucino makinesini kendim kullanmaya çalıştım, ve köpürtücünün tokmağı sıkmıştı mı Gilfoyle baristayı bir programcı olarak kullanıyor, ne, anlamadım.
So I tried to use the cappuccino machine on my own, Gilfoyle is using the barista as one of the coders, jammed or something, but it's, like, not working. and I don't know if, like, the frother knob is, like.
Ama çalışmıyor yani. o yüzden cappucino makinesini kendim kullanmaya çalıştım, ve köpürtücünün tokmağı sıkmıştı mı Gilfoyle baristayı bir programcı olarak kullanıyor, ne, anlamadım.
Mr. Gilfoyle.
Bay Gilfoyle.
Sorry, Gilfoyle.
Özür dilerim Gilfoyle.
Okay, Gilfoyle.
Peki Gilfoyle.
Hey, Gilfoyle.
Hey, Gilfoyle.
Thanks, Gilfoyle.
Sağ ol, Gilfoyle.
Look, Gilfoyle.
Bak Gilfoyle.
Bertram Gilfoyle? Hi.
Bertram Gilfoyle? Merhaba.
Wait, Gilfoyle.
Dur Gilfoyle.
Hello, Gilfoyle.
Merhaba Gilfoyle.
Results: 318, Time: 0.036

Top dictionary queries

English - Turkish