GREENS in Turkish translation

[griːnz]
[griːnz]

Examples of using Greens in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
It gets better Greens.
Yeşili daha güzel çekiyor.
We add mustard greens… and they pack a nice punch.
Sonra hardallı yeşilliği ekliyoruz. Baharatlılar ve bize enerji verirler.
Like the Army greens.
Ordu yeşili gibi.
I have three greens.
Üç yeşilim var.
I have three greens.
Üç yeşilim de var.
I propose we divide the Greens' four ministries equally among us.
Yeşillerin dört bakanlığını eşit olarak paylaşalım derim.
I will choose greens.
Ben yeşilleri seçiyorum.
Eat your greens.
Yeşilliklerini ye.
The Greens promised they wouldn't block us.
Yeşilciler bize engel olmayacaklarına söz vermişti.
Greens are smooth as a maiden's thighs.
Yeşili, Maidenın kalçaları kadar pürüzsüzdü.
Yeah, you have gotta eat your greens, Joe.
Evet, sen yeşilliklerini yemelisin, Joe.
How about I wash the greens,?
Sessizce yeşillikleri yıkamama ne dersin?
An affair with Greens MP Lenore Harris.
Yeşillerin meclis üyesi Lenore Harrisle bir ilişkisi varmış.
Yesterday, I negotiated with the Greens and Solidarity.
Dün Yeşillerle ve Özgürlük Partisiyle görüştüm.
Amir, you know which ministries you and the Greens were promised.
Amir, sana ve Yeşillere vaat edilen bakanlıkları biliyorsun.
I put the Greens down.
Ben yeşillikleri koydum.
When will our time come, the Greens'?
Ne zaman biz Yeşillerin zamanı gelecek?
The Greens and the Labour Party have always stood close by each other.
Yeşillerle İşçi Partisinin her zaman yakın oldukları bilinir.
Did you just say you're still taking greens?
Hala yeşilleri aldığını mı söyledin sen?
Read the greens, club me, that kind of stuff.
Yeşilleri okumak, sopalarımı seçmek, bunun gibi işler işte.
Results: 462, Time: 0.0652

Top dictionary queries

English - Turkish