HE SNUCK in Turkish translation

gizlice
secret
confidential
undercover
covert
clandestine
private
stealth
discreet
latent
anonymous

Examples of using He snuck in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
without having been summoned, he snuck into the famous room with the curtain.
çağrılmadığı halde, gizlice, meşhur perdeli odaya girdi.
He snuck into that house and killed his classmate. that skylark, carlton king, i just don't buy it.
Skylarkın, yani Carlton Kingin… gizlice eve girip arkadaşını öldürdüğüne inanmıyorum.
Then emerged and murdered Adams. several nights earlier, He snuck into the apartment during a party hid in the vent for three days.
Kapağın arkasında üç gün saklandı, sonra çıkıp Adamsı öldürdü. Birkaç gece önce bir parti sırasında daireye girdi.
And just sawed its head right off. One time, he snuck up behind a sleeping deer.
Bir keresinde uyuyan bir geyiğin arkasında gizli bir biçimde yaklaştı… kafasını testereyle kesti.
some guy just, What? he snuck in, and he broke something, and just ran out?
bir adam, o sadece… İçeri gizlice girdi ve bir şeyleri kırdı. Ne?
He snuck into the apartment during a party several nights earlier, hid in the vent for three days, then emerged and murdered Adams.
Kapağın arkasında üç gün saklandı, sonra çıkıp Adamsı öldürdü. Birkaç gece önce bir parti sırasında daireye girdi.
He snuck into her office.
Gizlice onun ofisine girerdi.
He snuck into his warehouse.
Gizlice depoya girmiş.
He snuck in the window.
Pencereye gizlice girdi.
He snuck back in here.
Sonra da gizlice geri dönmüş.
He snuck up on me.
Bana gizlice yaklaştı.
Maybe he snuck a drink earlier.
Belki gizlice içmiştir.
He snuck onto my parents' property.
Gizlice ailemin arazisine girdi.
I wonder how he snuck in.
İçeri nasıl girdiğini bilmiyorum.
That's how far he snuck up.
Gizlice girmek için oldukça uzak.
He snuck in because he was cold outside.
Dışarısı soğuk olduğu için gizlice girmiş olmalı.
He snuck out of the house that night.
O gece gizlice evden çıktı.
Jay. He snuck us in the back.
Arka kapıdan gizlice girdiğimiz Jay.
He snuck in the back, right?
Arka kapıdan girdi, değil mi?
He snuck in with the other lab rats.
Diğer laboratuvar fareleriyle gizlice girmiş.
Results: 281, Time: 0.044

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish