HEROIN in Turkish translation

['herəʊin]
['herəʊin]
eroin
heroin
smack
scag
uyuşturucu
drug
dope
meth
crack
narcotic
eroini
heroin
smack
scag
eroinin
heroin
smack
scag
eroinden
heroin
smack
scag
uyuşturucunun
drug
dope
meth
crack
narcotic
uyuşturucuyu
drug
dope
meth
crack
narcotic

Examples of using Heroin in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Such a bummer when people can't handle their heroin.
İnsanların kendi eroinlerini… yapamaması ne acı.
Where's my heroin?
Eroinim nerede?
It may also contain a quantity of heroin.
İçinde eroinde bulunuyor olabilirmiş.
Crowes want to be responsible for transporting your heroin across state lines.
Crowelar eroininizi eyalet sınırından sevk etme işini üstlenmek istiyor.
So do all the other trappings of the heroin lifestyle.
Eroinli hayat tarzının bütün tuzakları var.
That's what he called his heroin.
Bu Onun eroinine verdiği isim.
I'm not finished with you about stealing my heroin.
Eroinimi çaldığın için seni hiç affetmeyeceğim.
Now you know my heroin is good.
Şimdi eroinimin iyi olduğunu biliyorsun.
To be named heroin, sir.
İsmi de eroinmiş, efendim.
He thought Decker was tracking us, that he would do anything to get his heroin back.
Deckerın bizi izlediğini eroinini geri almak için her şeyi yapacağını düşünüyordu.
Do any of you guys know where this gentleman's missing heroin is?
Aranızda beyefendinin kayıp eroinlerinin nerede olduğunu bilen var mı?
Now you know my heroin is good. Holy shit.
Şimdi eroinimin iyi olduğunu biliyorsun. Hassiktir.
Now you know my heroin is good. Holy shit.
Hassiktir. Şimdi eroinimin iyi olduğunu biliyorsun.
There's billions for everyone. All the heroin in the world passes through palermo.
Dünyadakı bütün eroinler önce Palermodan geçiyor.
But it's possible to live with it. There are a lot of stories about heroin.
Ama onunla yaşanabilir. Eroinle ilgili çok hikâye anlatılır.
We snatch up his heroin, he will show.
Eroinini alırsak ortaya çıkar.
Spreading their black-tar heroin. Trying to flush out them snakes, the Stoll brothers.
Stoll kardeşlerin eroinlerini yaymalarını önledim o yılanları gömmeye çalıştım.
You took the kid because you thought that his dad stole your heroin.
Çocuğu kaçırdın çünkü babasının eroinini çaldığını düşündün ki çaldı.
The heroin, the statues. It's all gone, destroyed.
Eroinleri, heykelleri… Her şey kül oldu.
It's all gone, destroyed. The heroin, the statues.
Eroinleri, heykelleri… Her şey kül oldu.
Results: 3194, Time: 0.0657

Top dictionary queries

English - Turkish