HILDY in Turkish translation

hildy
hiidy
hilde
hildy

Examples of using Hildy in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
So, you're breaking up with me… in front of a tango class because of your sick aunt Hildy, who you're really close to but you have never mentioned before.
Yani tango sınıfının önünde benden ayrılıyorsun ve bunun sebebi hasta Hildy halan ki onunla çok yakınsın ve bana hiç ondan bahsetmedin.
I was planning a quiet evening at home… but when Hildy called and said that the Navy was in distress… well, I just flew.
Evde sakin bir akşam planlıyordum… ama Hildy arayıp Bahriye sıkıntıda deyince… uçarak geldim.
eating in one-armed joints don't forget your pal, Hildy Johnson.
ön kapılardan kovulurken ve salaş lokantalarda yerken dostunuz Hildy Johnsonı unutmayın.
don't forget your pal, Hildy Johnson.
salaş lokantalarda yerken dostunuz Hildy Johnsonı unutmayın.
And eating Christmas dinners in one-arm joints don't forget your pal, Hildy Johnson. When you're crawling up fire escapes and getting kicked out of front doors.
Yangın merdivenlerini çıkarken, ön kapılardan kovulurken… ve salaş lokantalarda yerken dostunuz Hildy Johnsonı unutmayın.
Tell Hildy I wish him all the luck in the world and I mean it or my name isn't Otto Fishbein.
Hildye ona bol şans dilediğimi söyle ismim de Otto Fishbein değil.
Okay, Hildy in the cafeteria didn't have any peanuts.
Tamam, kafeteryadaki Hildynin fıstığı yoktu.
Okay, Hildy in the cafeteria didn't have any peanuts, but she let us take a few handfuls of almonds.
Ama birkaç avuç badem almamıza izin verdi. Tamam, kafeteryadaki Hildynin fıstığı yoktu.
Inspector English, on the morning of June 6, 2014, you and your partner, Inspector Hildy Mulligan, were dispatched to the home of Cindy Strauss at 1124 Brannan Street. Is that correct?- Yes,?
Müfettiş English, 6 Haziran 2014 günü sabahında ortağınız Müfettiş Hildy Mulliganla birlikte, Cindy Straussun 1124 Brannan Caddesindeki evine gönderildiniz, doğru mu?
Aunt Hildy, she is, like, a really, really simple woman,
Hildy halam çok ama çok sade bir kadındır.
So the people that knew about our wedding before me were you Phoebe and Rachel, Hildy and apparently some band called Star Light Magic Seven who are available,
Yani düğünümüzden, benden önce haberi olan insanlar: sen Phoebe ve Rachel, Hildy ve görünüşe göre Star Light Magic Seven adındaki müzik grubunun biri
Hildy says.
Hildy diyor ki.
Poor Hildy.
Zavallı Hildy.
No Hildy.
Hildy ortada yok.
Hurry, Hildy.
Acele et Hildy.
Attagirl, Hildy.
İşte, Hildy.
No, Hildy.
Hayır, Hildy.
Hildy Johnson speaking.
Hildy Johnson konuşuyor.
Godspeed, Hildy.
İyi şanslar Hildy.
Hello, Hildy.
Merhaba Hildy.
Results: 451, Time: 0.0383

Top dictionary queries

English - Turkish