HURRAH in Turkish translation

[hʊ'rɑː]
[hʊ'rɑː]
yaşasın
yay
long live
hooray
hail
hurray
heil
hurrah
yippee
viva
will live
yaşa
live
hail
age
heil
hurrah
hooray
bless
gesundheit
viva
old
hurra
huzzah
hooray
hurrah
hurray
oorah
çok yaşa
long live
hail
gesundheit
hooray
heil
hurrah
bless you
long life
vive
viva
bir eğlence
fun
entertainment
amusement
theme
sport
a diversion
fete
entertaining
recreation
hurrah

Examples of using Hurrah in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I get punched in the face. Hurrah, we finally had physical contact.
Suratımdan yumruklanırım. Hurra, sonunda fiziksel temas sağladık.
Hurrah! Give me the sword.
Çok yaşa!- Kılıcı bana ver.
We slaughter termites just for fun, hurrah, hurrah.
Termitleri zevk için boğazlarız Yaşa! Yaşa!
Hurrah, Corporal Tomkins!
Hurra, Onbaşı Tomkins,!
Granny, I love you so much. Hurrah.
Yaşasın! Seni çok seviyorum büyükanne.
Hurrah, General Tin!
Çok yaşa General Tin!
We ants go marching three by three, hurrah, hurrah, hurrah, hurrah!.
Biz karıncalar üç, üç yürürüz, yaşa, yaşa!
Hurrah, Corporal Tomkins, ja?
Hurra, Onbaşı Tomkins, değil mi?
Hurrah Mexico!
Yaşasın Meksika!
Hurrah for the Brazilians!
Brezilyalılar çok yaşa!
We're off to face our destiny hurrah, hurrah.
Kaderimizle yüzleşmek için yoldayız, yaşa, yaşa!
Hurrah, he is the people's great saviour.
Yaşasın, büyük kurtarıcımız o.
Coffee's my char Hurrah, hurrah, hurrah it's the best drink in Sweden by far.
Hurra, hurra, hurra. İsveçin en iyi içeceğidir.
Long live master Carlos Alberto!- Hurrah!
Efendi Carlos Alberto, çok yaşa!
Hurrah, hurrah We slaughter termites!
Biz karıncalar yürüyüşe bir, bir başlarız, yaşa! Yaşa!
Absolutely, hurrah!
Kesinlikle, hurra!
Hurrah for Douglas!- Douglas elected!
Douglas seçildi!- Yaşasın Douglas!
Officer Koo, Hurrah! Asia the Invincible!
Zafer senindir Yenilmez Asya! Çok Yaşa Memur Koo!
We will all be dead before we're through, hurrah.
İşimiz bitmeden ölmüş oluruz, yaşa.
Hello. Hello. Hurrah, a caller.
Merhaba.- Merhaba. Yaşasın, misafir.
Results: 209, Time: 0.0942

Top dictionary queries

English - Turkish