IGLOO in Turkish translation

['igluː]
['igluː]
iglo
igloo
eskimo
inuit
esquimaux
esqui
igloo
eski
iglu
an igloo
snow houses
igloo
iglosu
igloo
i̇gluyu
bir iglu

Examples of using Igloo in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Let's make an igloo. I'm freezing in here.
Haydi bir iglo yapalım. Burada donuyorum.
I'm freezing in here. Let's make an igloo.
Haydi bir iglo yapalım. Burada donuyorum.
Claire and her stupid friends smashed my igloo.
Clairein aptal arkadaşları eskimo evimi yıktı.
I practically made an igloo out of them.
Onlarla kendime neredeyse eskimo kulübesi yaptım.
Let's make an igloo. I'm freezing in here.
Burada donuyorum. Haydi bir iglo yapalım.
A lot of people think it's an igloo, but it's really just a plastic divider.
Pek çok insan iglu olduğunu sanıyor, oysaki plastik bir bölmeden ibaret.
Mary's Igloo("Qawiaraq" in Iñupiaq)
Marys Igloo( İnyupikçe'' Qawiaraq''),
Mary's Igloo(Qawiaraq in Iñupiaq)
Marys Igloo( İnyupikçe Qawiaraq),
And a rainforest canopy, an igloo and a bird's nest until we were evicted.
Ve yağmur ormanlarında, iglolarda ve kuş yuvalarında. taa ki tahliye edilene kadar.
The day I was born in an igloo, my mother gave me a name, naming me after her mother, Julia.
Bir Eskimo evinde doğduğum gün annem bana bir isim vermiş bana annesinin adını vermiş, Julia.
While the kid is outside, the two inside the igloo start, y'know… Yelling… Stop yelling, we're on Broadway.
Çocuk dışarıdayken, ikisi Eskimo evinin içinde başlıyorlar, anlarsın… Bağırma… Kes bağırmayı, Broadwaydeyiz.
cutting a child's hair, cutting food, as a weapon and, if necessary, trimming blocks of snow and ice used to build an igloo.
derilerin temizlenmesi gibi işlevi yanında çocukların saç kesiminde ya da gerektiğinde iglu oluşturmak için kardan kerpiç bloklarının düzeltilmesinde de kullanılır.
Students learn to build survival trenches and igloos.
Katılımcılar'' yaşayakalma'' hendeği ve iglo inşa etmesini öğreniyor.
Build igloos. Live among the Eskimo!
Igloolar inşa edip, Eskimolarla yaşayacağız!
And igloos?
Ya iglolar?
They must have grass-covered igloos up here.
Burada çimden yapılma eskimo evleri olsa gerek.
me we cannot go into other men's igloos.
Asiak ve ben başkalarının iglosuna giremeyiz.
Oh, yes, tell me about the igloos.
Evet, bana igloları anlat.
Igloos that turn into mushrooms.
Hani o mantara dönüşen iglolar.
Then why do they live in igloos?
O zaman, neden Eskimo evlerinde yaşıyorlar?
Results: 42, Time: 0.0483

Top dictionary queries

English - Turkish