ILLEGALLY in Turkish translation

[i'liːgəli]
[i'liːgəli]
yasadışı
illegal
illicit
unlawful
outlaw
kaçak
fugitive
illegal
runaway
on the run
rogue
runner
contraband
bootleg
renegade
deserter
illegal olarak
illegally
yasal olmayan yollarla
yasal olmayan bir şekilde
yasal olarak
legally
legitimately
lawfully
officially
rightfully
gayrimeşru şekilde
kanunsuz bir şekilde

Examples of using Illegally in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Look, the evidence was obtained illegally, right?
Bak. O kanıtlar yasa dışı yollardan ele geçirildi, tamam mı?
People like Stute just download everything illegally. You can't generalize.
Stute gibileri her şeyi yasa dışı olarak indiriyor. Bunu genelleyemezsin.
I know that if I need arms shipped illegally, you're the man I need to go to.
Yasadışı yoldan silah göndermem gerektiğinde gitmem gereken kişi sensin.
And on the second floor, they illegally added a balcony.
Ve ikinci kata yasa dışı olarak bir balkon eklemişler.
So I will not grant amnesty to those who have come here illegally.\.
Bu yüzden, buraya yasa dışı yollarla gelen kişilere af uygulamayacağım.
You take migrants over the border illegally?
Göçmenleri sınırdan yasadışı mı geçiriyorsunuz?
Illegally, because we don't have any passports.
Kaçak olarak, çünkü pasaportumuz yok.
You built this house illegally.
Bu evi kaçak olarak inşa ettiniz.
You mean illegally.
İllegal demek istiyorsun.
We employ you illegally, and you deal drugs? You're stupid?
Seni kaçak olarak işe aldık ve sen uyuşturucu mu satıyorsun?
We got a tip about some food entering the country illegally.
Ülkeye kaçak yoldan yiyecek sokulduğuna dair ihbar aldık.
Would you have this corroboration without the information extracted illegally from the vehicle?
O doğrulamayı araçtan yasadışı bir şekilde alınan bilgi olmadan elde edebilir miydiniz?
She was illegally removed from the hospital.
Hastaneden yasa dışı yollarla çıkarıldı.
Illegally capturing the land.
Yasadisi araziyi ele geçiriyor.
I'm here illegally.
Ben kaçak olarak buradayım.
Or he knew we would be looking for him to cross the border illegally.
Ya da sınırı illegal aşıp onu takip edeceğimizi biliyordu.
Last night six men came into the country illegally.
Geçen gece altı adam yasa dışı yollardan ülkeye giriş yaptı.
Years ago, a young woman was arrested for illegally obtaining prescription drugs.
Sene önce genç bir kadın yasal olmayan yollardan reçeteli ilaç aldığı için tutuklandı.
You detained him based upon a witness statement which was illegally obtained through inducement.
Yasadışı şekilde tahrikle elde edilmiş bir şahit ifadesine dayanarak ona zarar verdiniz.
The man hunting illegally penguin.
Kaçak yoldan penguen avlıyormuş.
Results: 716, Time: 0.0612

Top dictionary queries

English - Turkish