INCISIONS in Turkish translation

[in'siʒnz]
[in'siʒnz]
kesikler
cut
incision
dead
slash
severed
lacerations
intermittent
gash
slit
decapitated
i̇nsizyon
incisions
yarıkların
rift
slit
breach
split
crack
cleft
fissure
the sinkhole
crevasse
a cleft
kesik
cut
incision
dead
slash
severed
lacerations
intermittent
gash
slit
decapitated
kesikleri
cut
incision
dead
slash
severed
lacerations
intermittent
gash
slit
decapitated

Examples of using Incisions in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Most likely homeless. Now, see these incisions?
Muhtemelen evsizlerdi. Şu kesikleri görüyor musun?
same lateral incisions.
Aynı yanlamasına kesikler.
There were two incisions on his body.
Vücudunda gerçekten iki kesik vardı.
Those are porthole incisions.
Bunlar alet deliği kesikleri.
Same incisions.
Aynı kesikler.
Just three little incisions.
Sadece üç küçük kesik.
Pressurized water could explain these injuries… but not these incisions.
Basınçlı su, vücudundaki yaraları açıklamaya yeter. Ama şu kesikleri değil.
Initial incisions.
İlk kesikler.
There were two incisions on his body.
Vücudunda iki kesik vardı.
The same autopsy incisions.
Otopsi kesikleriyle aynı.
abrasions, incisions, contusions.
sıyrıklar, yarıklar, ezikler.
Whoever made those incisions knew what they were doin.
Onları her kim kestiyse, ne yaptığını biliyormuş.
The ice pick incisions in the Jerome kid all came from the right side.
Jerome vakasındaki buz kıracağı kesiklerinde, yaralar sağ tarafından açılmış.
She won't even have a scar. Close the incisions.
Kesileri kapat.- Yara izi bile kalmayacak.
Close the incisions. She won't even have a scar.
Kesileri kapat.- Yara izi bile kalmayacak.
Incisions will be very small, I promise.
Kesikler çok ufak olacak, söz veriyorum.
You have traumatized your joint capsule incisions.
Eklem kapsüllerindeki kesileri travmatize etmişsin.
The shape incisions.
Şekil yarılır.
Those aren't stab marks. They're surgical incisions.
Onlar bıçak izleri değil, cerrahi kesiler.
We're just gonna make two tiny incisions.
Sadece iki tane küçücük kesik açacağız.
Results: 59, Time: 0.0472

Top dictionary queries

English - Turkish