INVISIBILITY in Turkish translation

[inˌvizə'biliti]
[inˌvizə'biliti]
görünmezlik
invisible
unseen
disappear
lnvisible
stealth
invincible
cloaked
looks
görünmezliğin
invisible
unseen
disappear
lnvisible
stealth
invincible
cloaked
looks
görünmezliği
invisible
unseen
disappear
lnvisible
stealth
invincible
cloaked
looks
görünmezliğini
invisible
unseen
disappear
lnvisible
stealth
invincible
cloaked
looks
donanmışlardır görünmezlik

Examples of using Invisibility in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Is essential to our success. Mr. Solotov forgot that invisibility.
Bay Solotov görünmezliğin başarımıza… önemli olduğunu unutmuş.
The ninja understands that invisibility is a matter of patience and agility.
Ninja, görünmezliğin bir sabır ve çeviklik meselesi olduğunu bilir.
She's already surpassed invisibility!
Görünmezliği aştı bile!
I thought invisibility would be a boon to my work.
Görünmezliğin işim için bir nimet olacağını sanmıştım.
I thought invisibility would be a boom to my work.
Için bir nimet olacağını düşünmüştüm. Tahmin edersiniz ki, görünmezliğin işim.
I thought invisibility would be a boom to my work.
Bir nimet olacağını sanmıştım. Görünmezliğin işim için.
Invisible? The ninja understands that invisibility is a matter of patience and agility.
Görünmez? -ve kıvraklık olayı olduğunu bilir. -Bir Ninja görünmezliğin bir sabır.
We need the invisibility cloth.
Görünmez örtüyü almamız lazım.
There's the invisibility thing.
Görünmez olma dileği de var.
Should I use my invisibility to fight crime or for evil?
Ben de onu düşünüyorum. Görünmezliğimi suça karşı mı kötülüğe karşı mı kullanmalıyım?
Your power depends on darkness, invisibility, obscurity. Yet this siege exposes you.
Gücün karanlığa, görünmezliğe ve bilinmezliğe bağlı fakat bu kuşatma seni açığa çıkarıyor.
Your power depends on darkness, invisibility, obscurity.
Gücün karanlığa, görünmezliğe… ve bilinmezliğe bağlı fakat bu kuşatma… seni açığa çıkarıyor.
I have my invisibility cloak.
Görünmez pelerinim var.
If this Eldridge, in the wake of are doing something bigger than invisibility.
Eğer bu Eldridge ise; Biz görünmezlikten daha büyük bir şeyler keşfettik demektir.
This isn't mere invisibility.
Görünmezlikten ibaret değil bu.
like how to use… the invisibility cloak.
Mesela görünmez yapan pelerini.
With my mind-reading abilities and my invisibility.
Zihin okuma yeteneğim ve görünmezliğimle.
Her invisibility was simply a fact she had to live with.
Tek gerçek olan, görünmezliğiyle yaşamak mecburiyetinde olmasıydı.
This is that invisibility plastic your boss created?
Yoksa bu şey patronun icadı olan görünmez plastik mi?
Our research had nothing to do with invisibility.
Araştırmamızın görünmezlikle bir ilgisi yoktu.
Results: 272, Time: 0.055

Top dictionary queries

English - Turkish