KARATE in Turkish translation

[kə'rɑːti]

Examples of using Karate in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Ayaka Kurenai my karate and momoru can't do anything.
Ayaka Kurenai Benim karatem. Momoru, bunu yapamaz.
Hey, Tom, you still got the moves from when you taught karate?
Hey, Tom, karateden öğrendiğin hareketleri biliyor musun hala?
I'm a black belt in karate, my hands are lethal weapons.
Karatede siyah kuşak sahibiyim, ellerim ölümcül silahlardır.
I'm a black belt in karate.
Ben karatede siyah kuşağım.
They're taken to the gym of the karate guys.
Karatecilerin spor salonuna götürülüyor.
For your information, Sergeant, I have a black belt in karate.
Bilgin olsun çavuş, karatede kara kuşak sahibiyim ben.
This is the secret of your family's karate?
Ailenizin karatedeki ustalığının sırrı bu mu?
He earned a black belt in karate in 2001.
Sonunda karatede siyah kuşak kazandı.
Tin Kuo of Kuo Karate.
Kuo Karateden Tin Kuo.
But my karate is very different.
Ama benim karatem çok farklıdır.
I think your karate is not an art.
Bence senin karaten bir sanat değil.
This guy has a black belt in karate.
Adamın karatede siyah kuşağı var.
Or a karate class.
Veya karateciler gibi.
People say that he called Japanese traditional karate a kind of dance.
Japon Geleneksel Karatesi'' ne bir çeşit dans dediğini herkes biliyor.
Tom has a black belt in karate.
Tomun karatede siyah kuşağı var.
He doesn't know karate.
O karateden anlamaz bile.
For the last 20 years, I have gotten from karate.
Son 20 yıldır karateden çok şey aldım.
For karate players, we also have similar practice.
Bu Karateciler için, Bizimde buna benzer pratiklerimiz var.
He aimed at fusing Japanese karate and Chinese boxing.
Japon Karatesiyle Çin boksunu Birleştirmeye çalışırdı.
He has a black belt in Tae kwan do and Karate.
Tekvando ve Karatede siyah kuşağı var.
Results: 1829, Time: 0.0485

Top dictionary queries

English - Turkish