KIERAN in Turkish translation

kieranı
kierana

Examples of using Kieran in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Yes. And it ruined Kieran.
Evet ve bu Kieranı mahvetti.
Ariel. Kieran here has a little crush on you.
Ariel.- Kieranın sana ilgisi vardı.
I'm gonna text Kieran.
Kierana mesaj atacağım.
She said if I stuck it in your heart, she would heal Kieran.
Eğer bunu kalbine saplarsam Kieranı iyileştireceğini söyledi.
Kieran here has a little crush on you.- Ariel.
Ariel.- Kieranın sana ilgisi vardı.
You should be glad you have Kieran.
Kierana sahip olduğun için mutlu olmalısın.
I showed her some shots from the vigil, and she pointed out Kieran.
Ona bazı fotoğraflar gösterdim ve Kieranı işaret etti.
Did you want Kieran dead?
Kieranın ölmesini istiyor muydunuz?
The witches were furious with Kieran.
Cadılar Kierana kızgındı.
And I showed her his picture, Cassie pointed out Kieran.
Ona resmini gösterdim ve Cassie Kieranı tanıdı.
Vivian helped Kieran complete his quest.
Vivian, görevi tamamlamasında Kierana yardım etti.
Sheriff, I promise you, I check in on Kieran every chance I get.
Şerif, elime geçen her fırsatta Kieranı kontrol edeceğime söz veriyorum.
Actually, Emma, your mom stepped up and offered- to take Kieran in.
Aslında, Emma, annen uğrayıp Kieranın kalmasını teklif etti.
With Miss Justineau and Kieran, anyway.
En azından Bayan Justineau ve Kieranın yanında.
And Kieran.
Ve tabii Kieranı.
Not Kieran the victim. Fans dig Kieran the killer.
Hayranlar, katil Kieranı seviyor, kurban Kieranı değil.
She would heal Kieran. She said if I stuck it in your heart.
Eğer bunu kalbine saplarsam Kieranı iyileştireceğini söyledi.
Kieran and I had our ups and downs, but we trusted each other.
Kieranla inişli çıkışlı bir ilişkimiz vardı ancak birbirimize güvenirdik.
Kieran has gonorrhea.
Kieranda bel soğukluğu var.
We had a talk, Kieran and I, and he understands it's purely professional.
Biz Kieranla konuştuk ve bunun tamamen profesyonelliğe dayalı bir ilişki olduğunu anladı.
Results: 296, Time: 0.0395

Top dictionary queries

English - Turkish