LACHLAN in Turkish translation

lachlan

Examples of using Lachlan in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Whatever, look, Lachlan and I, we… We have broken up.
Bak, Lachlan ve ben, biz…{ \an2} Neyse.{ \an2} Biz ayrıldık.
We have broken up. Whatever, look, Lachlan and I, we.
Bak, Lachlan ve ben, biz…{ \an2} Neyse.{ \an2} Biz ayrıldık.
In seaweed, and the eels stirring beneath his shirt. I saw Lachlan Gibbons daughter's man wrapped When I still lived in the village.
Hâlâ köyde yaşarken… Lachlan Gibbonsın kızının kocasının yosuna sarıldığını ve… gömleğinin altında yılan balıklarının kımıldadığını gördüm.
When I still lived in the village, and the eels stirring beneath his shirt. in seaweed, I saw Lachlan Gibbons daughter's man wrapped.
Hâlâ köyde yaşarken… Lachlan Gibbonsın kızının kocasının yosuna sarıldığını ve… gömleğinin altında yılan balıklarının kımıldadığını gördüm.
I saw Lachlan Gibbons daughter's man wrapped in seaweed, When I still lived in the village, and the eels stirring beneath his shirt.
Hâlâ köyde yaşarken… Lachlan Gibbonsın kızının kocasının yosuna sarıldığını ve… gömleğinin altında yılan balıklarının kımıldadığını gördüm.
I saw Lachlan Gibbons daughter's man wrapped When I still lived in the village, and the eels stirring beneath his shirt. in seaweed.
Hâlâ köyde yaşarken… Lachlan Gibbonsın kızının kocasının yosuna sarıldığını ve… gömleğinin altında yılan balıklarının kımıldadığını gördüm.
You know… I don't need continuous praise, but… Lachlan understands that the company comes first.
Lachlan şirketin önce geldiğini anlıyor. Bilirsin… Sürekli övgüye ihtiyacım yok ama.
OK. and you think she's off shagging some Scottish guy named Lachlan. And you went to Scotland to see Cassie and she wasn't there.
Ve sen onun ismi Lachlan olan bir İskoç çoçukla sikişmeye gittiğini düşünüyorsun. Ve sen İskoçyaya Cassiei görmeye gittin ve o orda yoktu Tamam.
This place has had a few different owners, but no one's actually lived here for more than a few weeks since Lachlan Fredericks.
Buranın birkaç farklı sahibi olmuş ama aslında, birkaç haftadan fazla kimse yaşamamış Lachlan Fredericksten beri.
I don't mean to rain on your parade but Lachlan was in the jail at the time of the murder.
Bunu başına kakmak istemezdim ama Lachlan cinayet saatinde hapisteymiş.
We think that Mayor Tate made a deal to drop the charges on Lachlan Luthor if Lachlan killed the drifter. They were gonna pin it on Dexter.
Başkan Tatein Lachlan Luthorla anlaşma yaptığını düşünüyoruz eğer Lachlan Avareyi öldürmek üzerine.
And you went to Scotland to see Cassie and she wasn't there and you think she's off shagging some Scottish guy named Lachlan.
Sen de İskoçyaya Cassieyi görmeye gittin ve o orada değildi sen de Lachlan adında bir İskoç çocukla düzüşmeye gittiğini düşünüyorsun.
I'm sorry I was so distracted before you left, but Lachlan had just dumped some pretty heavy stuff on me.
Özür dilerim, sen gitmeden önce kafam çok karışıktı ama Lachlan benim için ağır olan şeyler yapmıştı.
You know… Lachlan understands that the company comes first. I don't need continuous praise, but.
Bilirsin… Sürekli övgüye ihtiyacım yok ama… Lachlan şirketin önce geldiğini anlıyor.
OK. and you think she's off shagging some Scottish guy named Lachlan. And you went to Scotland to see Cassie and she wasn't there.
Pekâlâ. Sen de İskoçyaya Cassieyi görmeye gittin ve o orada değildi… sen de Lachlan adında bir İskoç çocukla düzüşmeye gittiğini düşünüyorsun.
So, the only other person who can get out of here and warn Lachlan is another human.
Yani buradan çıkıp, Lachlanı uyarabilecek tek kişi, başka bir insan.
I told Lachlan what I would seen,
Lachlane gördüklerimi anlattım.
A few enemies in the hotel, including Lachlan.- Unfortunately, Petra had made.
An2} Yazık ki Petra, aralarında Lachlanın da bulunduğu birkaç düşman edindi.
Besides, if you go back now with your tail between your legs Lachlan will have more power over you than ever before.
Hem, kuyruğunu arana sıkıştırıp şimdi dönmeye kalkarsan Lachlanın hiç olmadığı kadar gücü olur üzerinde.
a justice of the peace, Lachlan to bear the rings,
bir parça huzur Lachlanın yüzükleri taşıması
Results: 156, Time: 0.0381

Top dictionary queries

English - Turkish