LICKED in Turkish translation

[likt]
[likt]
yaladı
lick
kissing
suckin
sucking
eating
yaladım
lick
kissing
suckin
sucking
eating
yaladın
lick
kissing
suckin
sucking
eating
yalamış
lick
kissing
suckin
sucking
eating

Examples of using Licked in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Mother Drift got a taste of BMO, but I licked her right back.
Anne sürüklenme BMOnun tadına baktı ama ben onun sırtını yaladım.
I licked six buttholes last week! I got a Dell!
Ben geçen hafta altı kişinin götünü yaladım ama anca Dell aldım!
Have you ever like licked a frog?
Sen de kurbağamı yalamayı sever miydin?
I got a rash where the reindeer licked me.
Geyiğin yaladığı yer kızardı.
He licked me.
Seni yalamıştır o.
When we licked ling-ling last time, We got all[bleep]ed up.
Geçen sefer ling-ling yaladığımızda hepimiz kafayı bulmuştuk.
You want three bags of slightly licked outsides of cookies?
Kutu dolusu içleri yalanmış biskuvi ister misin?
When we licked Ling-Ling last time, we got all Ed up.
Geçen sefer ling-ling yaladığımızda… hepimiz kafayı bulmuştuk.
She said that you licked Dave Brewster's weenie in the third floor bathroom.
Senin, Dave Brewsterın şeyini tuvalette yaladığını söylüyor.
The two of us licked whipped cream off of each other once.
Bir keresinde birbirimizin üzerinden krema yalamıştık.
And he just licked that one.
O yediğini de yalamıştı biraz önce.
One of them kinda hunkered down on all fours… and licked the glass with her tongue.
Bazen içlerinden 4 tanesi yere doğru domalıyor ve diliyle camı yalıyordu.
I had a dream you jumped up and licked my thighs.
Bir rüya gördüm, üstüme atlayıp kasıklarımı yalıyordun.
And licked my thighs. I had a dream you jumped up.
Bir rüya gördüm, üstüme atlayıp kasıklarımı yalıyordun.
Oh, and he licked me.
Oh, ve o beni yalamaya başladı.
He just licked that one.
O yediğini de yalamıştı biraz önce.
And he just licked that one.
Ve az önce birini yalamıştı.
They danced for him and licked his face.
Onun için dans edip yüzünü yalıyorlardı.
They danced for him and licked his face.
Kaplanlar onun için dans eder ve yüzünü yalarlardı.
I have seen her faint when a puppy licked her face.
Bir yavru köpek onun suratını yaladığında bayıldığını gördüm.
Results: 154, Time: 0.0547

Top dictionary queries

English - Turkish