LIGHTBULBS in Turkish translation

ampul
light bulb
bulb
lightbulb
ampoules
amps
ampülleri
lightbulbs
light bulbs
lambaları
lamp
light
lantern
bulb
ampuller
light bulb
bulb
lightbulb
ampoules
amps
ampulleri
light bulb
bulb
lightbulb
ampoules
amps

Examples of using Lightbulbs in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Because of lightbulbs. I refuse to believe that Ted is getting back with Zoey No.
Hayır. Tedin Zoeyle ampuller yüzünden barışacak olmasına inanmayı reddediyorum.
Those lightbulbs over your heads are blinding me.
Kafalarınızın üstündeki ampuller gözlerimi alıyor.
Leaky faucets, stuff like that. Lightbulbs, clogged toilets.
Ampuller, tıkalı klozetler… sızdıran musluklar falan.
Lightbulbs, clogged toilets, leaky faucets, stuff like that.
Ampuller, tıkalı klozetler… sızdıran musluklar falan.
Energy-efficient lightbulbs.
Enerji tasarruflu ampuller.
What about these lightbulbs?
Peki ya bu ampuller?
Some lightbulbs have halogen gas in them.
Bazı ampullerin içinde halojen gazları var.
We got any lightbulbs?
Hiç ampulümüz var mı?
How do they change these lightbulbs?
Bunların ampullerini nasıl değiştiriyorlar acaba?
Yes, yes, lamps have good ideas because they lightbulbs going on.
Evet, evet, lambaların iyi fikirleri vardır çünkü onlar ampullerdir.
Lightbulbs and what else?
Ampulden başka ne vardı?
Energy-efficient lightbulbs, step one in conservation.
Enerji tasarruflu ampüller, tasarrufun ilk adımı.
Do they make, like, lightbulbs or something?
Ampul filan yapıyorlar?
Lightbulbs, toasters, and that's all I can think of.
Ampüller, tost makineleri ve aklıma gelenlerin hepsi bu kadar.
What is this? Lightbulbs?
Ampul mü? -Bu ne?
The guy changed lightbulbs for a living.
Adam tüm hayatını ampül değiştirerek geçirmiş.
On the vertical axis, I'm going to show you how many lightbulbs-- what our energy consumption per person is.
Dikey eksende, ampul miktarını, yani kişi başı enerji tüketimini göstereceğim.
requirement of land and so forth in order to get just 16 lightbulbs per person from four of the big possible sources.
kişi başı 16 ampul enerji elde etmek için gereken arazi ihtiyacını gösteren bu haritayla bitirmek istiyorum.
Yeah, it was his job to change the lightbulbs in the stations and tunnels all over New York.
Evet, onun işi buydu New Yorkun her tarafındaki… istasyon ve tünellerde ampülleri değiştirmek.
Nuclear power: to get 16 lightbulbs per person, you would need two gigawatts at each of the purple dots on the map.
Nükleer enerjiden kişi başına 16 ampul elde etmek için haritadaki mor noktaların her birinden 2 gigavat gerekir.
Results: 69, Time: 0.0463

Top dictionary queries

English - Turkish