MALL in Turkish translation

çarşı
mall
arcade
bazaar
market
shopping
downtown
alışveriş merkezi
AVM
mall
alış veriş merkezim
bir alışveriş
shopping
purchase
grocery
a buy
a transaction
mall
retail
exchange
alışveriş merkezinde
avmye
mall
avmyi
mall
avmde
mall
çarşısı
mall
arcade
bazaar
market
shopping
downtown
çarşıya
mall
arcade
bazaar
market
shopping
downtown
çarşısına
mall
arcade
bazaar
market
shopping
downtown

Examples of using Mall in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Uncle, do I have to go to this mall opening?
Amca, çarşı açılışına gitmek zorunda mıyım?
What would you see? I went to the mall of America.
Nereleri gördünüz?- Mall of Americaya gittim.
So yeah, we're gonna let her wander the mall alone.
Yani evet, onun alışveriş merkezini yalnız dolaşmasına izin vereceğiz.
And don't you and your friends go to the mall anymore?
Ayrıca, artık AVMye gitmiyor musunuz siz?
Uncle, do I have to go to this mall opening? Ya!
Amca, çarşı açılışına gitmek zorunda mıyım?
You too. Cottonwood Mall, please.
Siz de. Cottonwood Mall, lütfen.
Today, when we were leaving the mall, I saw Tracy by the fountain.
Bugün alışveriş merkezinden çıkarken fıskiyenin orada Tracyi gördüm.
You have to get Sean to tell you where he took Charlie when they left the mall.
Seana alışveriş merkezini terk ettiklerinde Charlieyi nereye götürdüğünü söyletmen lazım.
I will drive you back to the mall, okay?
Seni AVMye götüreceğim, tamam mı?
Okay, this is not the mall, Em.
Pekâlâ, burası çarşı değil, Em.
I twisted it chasing him and his buddy out of the mall.
Onu ve arkadaşını alışveriş merkezinden kovalarken büküldü.
I walked that entire mall All by myself.
Tüm Avmyi tek başıma dolaştım.
I'm just gonna tell my friends, skip the mall, come straight to BlueBell.
Arkadaşlarıma, alışveriş merkezini boş verip, BlueBelle gelmelerini söyleyeceğim.
But do you mind running to the mall and grabbing me some sweatpants? I'm great.
Ama AVMye gidip bana eşofman alabilir misin? Harikayım.
Even if we did, the mall would be closed.
Başarsak bile, çarşı kapanırdı.
They used a sonic bomb similar to one they used in D.C. Mall.
Washingtondaki AVMde kullandıklarına benzer bir ses bombası kullandılar.
Dad, you saved the mall.
Baba, avmyi sen kurtardın.
We were lookin for the Short Hills Mall. Oh, yeah.
Short Hills alışveriş merkezini arıyorduk. Evet.
I saw Tracy by the fountain. Okay, today, when we were leaving the mall.
Bugün alışveriş merkezinden çıkarken… fıskiyenin orada Tracyi gördüm.
I'm great. But do you mind running to the mall and grabbing me some sweatpants?
Ama AVMye gidip bana eşofman alabilir misin? Harikayım?
Results: 1162, Time: 0.132

Top dictionary queries

English - Turkish